Şiir
Ey Hak’kın Tâlibi Gezme Âvâre
Muhyiddin Abdal · Muhyiddin Abdal kimdir?
— 4 —
Ey Hak’kın tâlibi gezme âvâre
Gel boyun sun kulluk eyle bir ere
Ere yeten Hak’ka yeter yakin bil
Erden olur yine derdine çâre .
Derdli isen iste bul tâbîbini
Zîrâ tabib bîmâr eder bimâra
Sana gerek olanı iste ara
Kişi Mekke’yi bulur sora sora
Hakim benim dürlü kumaş bendedir
Dükkân açub girdim bir ulu şara
Çağırın şol sarraflara kim gelsün
Uş bugün metâ’ çıkardım pazara
Sarraf bilür gevherin kıymetini
Bahâ biçsün ol kıymetli gevhere
Ârifin esrârını fâş idem ben
Ne münâsib deyem ehl-i inkâra
Okudum bildim der ise demesün
Her kimde ki var ise ol emmâre
Muhyeddin'in pazarı Hak iledir
Ki gözlü gerek gele Hak’kı göre
Metindeki kelimelerin anlamları
- sarraf
- kuyumcu
- meta
- mal, ticaret malı
- yakin
- sağlam, kesin bilgi
- çare
- bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- dükkan
- dükkân kavramının yanlış kullanımı
- kulluk
- kul olma durumu, kölelik, ubudiyet
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)