Şiir
Ferdâ-yı İftirâk
Ferdâ-yı İftirâk
Sen gittin, ah, kaldı benim her s'aadetim
Boş bir sükût içinde karanlık firâk ile.
Geçmiş zamandan ayrılamaz çeşm-i hasretim,
Giryân, arar hayalini bir iştiyak ile.
Tenhâ bıraktıgın oda pür hiss-i merhamet,
Hâmûş ü bîziyâ bakıyor ıztırâbıma;
Her şey melûl ü gamzede, bîvâz-ı tesliyet,
Bârid, tehî nigâh eder ömr-i harâbıma.
Hisseyledim, kırıldı hayatım bu darbeden;
Cismimde kaldı boş gibi bir hey'et-i hayat;
Ey bir sükût içinde beni terk edip giden,
Karşımda şimdi sen bile bir zıll-î bîsebât!
Çeşmimde bir harabe, hayalimde bir memât,
Kalbimde bir cerîha eder her dem ittisâ;
Benden cûda düşer gibi mecmû-ı kâinat
Her yerde karşılar beni bir nazra-i vedâ.
Bir samt içinde habsederek infiâlimi
Ruhum eder bu ketm ile ta'dîl-i inkisâr;
Ancak duyar şehîk-ı tahassürmeâlimi
Bir mendilin içinde kalan ıtr-ı yâdigâr
Cenab Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- sükût
- sessizlik
- inkisar
- kırılma
- iştiyak
- Özleme.
- kâinat
- evren
- veda
- ayrılırken birbirine esenlik dileme
- firak
- Ayrılış, ayrılık
- memat
- ölüm
- merhamet
- Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma.
- dem
- nefes, soluk
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- kainat
- kâinat kavramının yanlış kullanımı
- yadigar
- yadigâr
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)