İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

İnkisâr-ı Baziçe

Cenab Şahabeddin

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
İnkisâr-ı Baziçe Ahmed İhsan Bege O kızcagız şen idi... şen, hakikaten pek şen! Küçük, güzel, bir oyuncak gibi olan dilini İhâta etmiş idi bir tebessüm-i rûşen! Dudakları iki berg-i gül-i güzide gibi Leziz handelere daimâ küşâde idi; Gülerdi belki de bilmeksizin nedir sebebi! Güzel dudaklarının taze mültekâsında Dökerdi gonce-i şâdî bir iltivâ-yı sürûr; Dogardı kavs-i kuzahlar bütün likâsında! Seher gibi açılırdı yüzünde penbe hıyât, Semâ-yı neş'esinin âfitâb-ı handânı Her ihtisâsına verdikce ihmirâr-ı neşât! Ederdi hânesini kahkahât ile pür zevk Kılardı nûr-ı meserretle dâimâ rahşân Onun muhîtini bir halka-i muzîa-i şevk! Denilse lâyık olurdı: hayâli subh-ı sürûr, Dimagının içi bir bînihâye şehrâyîn, Derûn-ı sîne-i ma'sûmu daimîbir sûr!.. Zaman geçüb o çocukluk şetâreti gitti; On altı yaşına gelmiş idi, hayâlinde Muhabettin per-i berrâkı ihtizâz etti! Dokundu ruhuna mahfîce yosma bir heyecan; Küçük, güzel bir oyuncak gibi olan dilini İhâta eyledi şîrîn ü tâze bir halecan! Degişti kahkahası başkalaştı elhânı; Gülerken ıslatıyordu hadâk-ı şefkatini Muhabbetin o sirişk-i nezîh ü reyyânı! Döküldü neş'esine bir temevvüc-i nermîn; Ziyâ-yı mâh-ı muhabbetle in'ikâs etti Buhayre-i diline bir hâdika-i sîmin! Bırakmayub gece sa'atlerinde hâba zaman Bir iştiyâk-ı terâi, bir arzû-yı lezîz Ederdi kalbi içinde sabaha dek nabazân Ona reşâşe-i rü'ya dökerdi yeldâlar; Henüz açılmayan ezhâr-ı aşkı göstererek Fısıldaşırdı hayalinde mâî rüyâlar! Geçip hıyâz-ı perîhâne-i tezevvücden, Bütün tasavvuru bir halcegâh-ı zerrînin Ziyâsı, ıtrı içinde olurdu şehperzen! Kararsada aralıkta anınçün ufk-ı hayat, Kulagına gelen elfâz-ı müşfikâne ile Geçer giderdi bütün girdibâd-ı hissiyât! Bu yolda mest-i hayâlât iken o duhter-i şâd Hayata sevgilisi infiâl edüb, açtı Onun serâçe-i şevkinde bir harabâbâd! Bu bâd-ı 'afet onu kıldı vâlih ü hayrân; Küçük, güzel bir oyuncak gibi olan dilinin Bütün revâyih-i nûşîni eyledi tayerân! Temâs edince onun rûhuna bu zıll-ı şuûn O tıfl-ı bîkederin kalb-i şamdânında Derîde oldu o dem bir sehâbe-i gülgûn! Açıldı kalbi için bir harabe-i tenhâ Ki oldu rûhunu serşâr-ı zevk u neş'e eden Vedâd-ı nâ-mütenâhîye bir hazîn mecrâ!... Bu derde istedi vermek o kızcagız pâyân; Bir ibtisâm-ı tevekkül dudagı üstünde Küşâde eyledi bir fecr-i kâzib-i nisyân! Penâgeh oldu ona ol tesellî-i âfil: Yalancı sâyesi ol kizb-i tesliyetkârın İzârı üstüne vaz'etti bir gül-i mugfil! Dogunca fikrine bir sahte sabâh-ı emel, Bir intizâr-ı fecî'in şuâ'ı-dilhûnu Getirdi çeşmine baygın bir infilâk-ı ecel Dururdu muntazır enzârı gizli bir derde, Bu tesliyet, bu nümâyiş, bu zâhirî nisyân Ederdi bir marazı gizli gizli perverde! Bu gamgüsâr yalanlar içinde oldu ıyân O gizli illetin âsâr-ı hedm ü tahrîbi: Onun güzel bşaına düştü bir zılâl-i hazân! Yataga düştü bu illetle kızcagız, encâm: O mübtelâsına rahmetmeyen maraz, etti Onun güzel başını ferş-i bister-i âlâm! İhâta etmiş iken bir hârabe-i şebreng Küçük, güzel bir oyuncak gibi olan dilini Lebinde vardı yine bir tebessüm ü âheng! Gurûba yaklaşan eyyam-ı nevbahar gibi O neş'eli sarışın kızcagız sararmış iken Tebessümâta yine iltifat ederdi lebi! O mübtesim başı altındaki ipek yastık Dökerdi cebhe-i bîtâbına soluk yaşlar: O yastıgın uçuk rengi: vah... yazık!» Ne çare! Etmiş idi tîr-i merk onu âmâc; Ederdi illetinin tâziyâne-i âli Onun şükûfe-i bedbaht-ı ömrünü târâc! Dokundu bir gece efsürde bur dudak serine: Yavaş yavaş çekilip şul'e-i nizâr-ı hayat Memâtın indi o muzlim cenâhı bisterine! Bahâr-ı hânesine azmeder gibi o melek Tahayyülât-ı muhabbet içinde magşiyyen Uzattı ruhunu dergâh-ı izzete gülerek!... Soranlara o kızı, böyle derdi gassâle: «Kırık, güzel bir oyuncak gibi olan tenini «İhâta etmiş idi mâderâne bir hâle!..» Cenab Şahabeddin

Metindeki kelimelerin anlamları

nümayiş
gösteri.
temas
değme, dokunma, dokunuş, değinti
nisyan
Unutma
vah
beddua
haba
halı
hayalat
Hayaller
valih
(Manisa ağzı) çok beğenme
eyyam
Günler
heyecan
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu; teheyyüç
dergâh
dervişlerin toplandıkları ve ayin yaptıkları yer, tekke
maraz
hastalık
daima
her vakit, sürekli olarak, daim
nevbahar
İlkbahar.
iştiyak
Özleme.
inkisar
kırılma
ihtizaz
titreşme, titreşim
tebessüm
gülümseme, fizyolojide özellikle ağzın iki kenarındaki ve gözlerin çevresindeki kasların hareketiyle oluşan bir yüz ifadesi

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)