İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Leyâl-i Zâhire

Cenab Şahabeddin

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Leyâl-i Zâhire -Hüseyin Suad Bege- O dem ki leyle-i pâkize bürka'-i mehtâb Olur küşâde beyâz-ı seherle her yerde, O dem ki aks-i ziyâ nakşeder denizlerde Büyük bir âyine-i rûşenâ-yı sîm ü serâb, O dem ki sâhil-i cûy-ı reşâşe güsterde Yumar dü çeşmini mestâne bülbül-i bîtâb O dem ki 'âlemi bâzû-yı nerm-i râhat ü hâb Eder şükûfeli rü'yâlarıyla perverde... O dem zemîne inip bir ziyâ-yı billûrî Temâs-ı leyyin-i gaşyâveriyle etrafı Eder garîk-i buhayrât-ı pâk-i mahmûru! Sanır, bu levha-i berrâkı eyleyen rü'yet, Leyâl-i zâhirenin de dest-i sâf ü şeffâfı Yakar semâda bir âvize-i kamer-hey'et! Cenab Şahabeddin

Metindeki kelimelerin anlamları

temas
değme, dokunma, dokunuş, değinti
zâhire
gözü dışarı fırlamış kişi.
levha
Bir yere asılmak için yazılmış yazı.
sahil
Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalı.
hab
Uyku.
dem
nefes, soluk
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
zahire
Gereğinde kullanılmak için saklanan tahıl
mestane
Sarhoş gibi, kendinden geçmişçesine

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)