Şiir
Mest ü Mütefekkir
Mest ü Mütefekkir
Bahar-ı gaşy ü tebessümle eyledin rûşen
Bugen benim bütün âfâk-ı pür hakâyıkımı;
Yed-i terahhumun, ey yâr, kalb-i 'âşıkımı
Elemleriyle beraber mi aldı gögsümden?
Bugün o mertebe dilşâd ü bahtiyârım ben
Ki rûh-ı mestim olur olsa olsa mahsûdum;
Evet, bugün o kadar sergirân u me'sudur
Ki artık ürküyorum kendi zevk u neşemden.
Niçin bugün yeni bir incilâ-yı mübhem vra
Likâ-yı hâk-i zemînde, sipihr-i târemde?
Cihânı böyle güler görmedimdi bir demde;
Hayat içinde miyim? Bunda şimdi şübhem var!
Açıldı nâmütenâhîlik ufk-ı neş'emde;
Nazargehimdeki eşyâya geldi bir vüs'at;
Bir imtidâd-ı emel, bir kebûdi-i füshat
Ki anladım ebediyyet nedir bu 'âlemde....
Verince ruhuma vüs'at şu hazz-ı istigrak
Sükûna daldı hep âlâm-ı iştiyâkıyyem;
Fakat niçin dalıyor gözlerim? Niçin bilmem
Bu zevk-i gölgeliyor gizli bir hirâs-ı firâk?
BU fikr içinde dimagım telâtum eylerken
O sür'atiyle hayâl-i zaman gelir gözüme;
Derim hayatıma: "alalh için koşup gitme!"
Elimle kalbimi durdurmak isterim cebren...
Niçin yavaş yavaş it'âb-ı iştiyâk etsin
Bugün bahar ile meşhûn olan bu hissiyât?
Niçin, bugün bizi birleştiren şu dest-i hayat
Miyân-ı kalbimize va'z-ı iftirâk etsin?...
Metindeki kelimelerin anlamları
- cebren
- zorla
- afak
- Çoğul ad çekimi.; ufuklar
- iştiyak
- Özleme.
- mütefekkir
- düşünür
- firak
- Ayrılış, ayrılık
- hâk
- toprak.
- zevk
- hoşa gitmek veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz
- hissiyat
- duygular
- hep
- hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
- fakat
- ama, ancak, lâkin
- yâr
- sevgili
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- mertebe
- evre, safha
- durdurmak
- durmasını sağlamak
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)