Şiir
Muhtazır
Muhtazır
Görüp hayât-ı memâtı solunda, sagında
Ölümle pençeleşirken şu zinde-i bîcân
Mezardan daha bârid duran yatagında
Himâye-i ten-i bîruhuna arar imkan
Gözü küşâde fakat feyz-i rü'yeti mestûr
Memât gelmemiş ammâ hayat gitmiştir
Soluk dudakları üstünde olmada manzûr
Garîb ruhu ki cismiyle firkat etmiştir.
Yumup düçeşm-i zaîfin arar melûl melûl
Geçen hayatının âsârını dimagında
Geçen nedir? Unutulmuş, gelen nedir? Meçhûl
Öter nidâ-yı mezâ mâ mezâ kulagında.
Ne hizmet eyleyecektir şu hayy u meyyit olan,
Hayata son nefesiyle eyliyor hemân cereyan
Nedir sebeb şu memâtı bu rütbe ta'cîle?
Eder nigâhına her şey vedâ peyderpey
Onun için kalıyor hıyt-ı nazrası sâib.
Onun vefâtı ile gâib olmuyor bir şey
Ne varsa onları hep kendi eyliyor gâib.
Ölen odur nazar-ı hikmet-i her insanda
Fakat onun nazarında bütün cihândır ölen
Cenab Şahabettin
Metindeki kelimelerin anlamları
- firkat
- Ayrılış, ayrılık
- rütbe
- Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu, astlık üstlük ilişkilerini düzenleyen basamak; paye
- veda
- ayrılırken birbirine esenlik dileme
- cereyan
- Bir yöne doğru akma, akış, akıntı.
- memat
- ölüm
- amma
- ama
- hizmet
- birinin işini görme veya birine yarayan işi yapma
- hep
- hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
- fakat
- ama, ancak, lâkin
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- peyderpey
- Yavaş yavaş, azar azar, günden güne, kısım kısım, peyâpey
- meyyit
- ölü
- üstünde
- Hakkında, dair, üstüne.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)