İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Saadet

Cenab Şahabeddin

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Saadet Kardeşim Ali Nusrete Kavâfil-i beşeriyyet, şikestesâk-ı tüvân, Yürür sükût ile feyfâ-yı zindegânîde; Çölün hayâtı gibi hep kurur, kalır sûzan Hayat-ı kafile bir ahker-i nihânîde Bütün bu kafilenin dest-i ıztırâbında Siyâhdâne-i eyyâmı sübha-i 'ömrün; Bütün bu kafilenin rûh-ı pür azabında Harîk-i hâili bir teşnegî-i hâr ü mürrün... Geçer bu kafileler hep elemle peyderpey; Geçen bu kafilelerden vücûd alır gûyâ Bütün şu 'arz-ı tebi bîhuzur eden bir şey, Çölün hayat-ı remâdiyesinde bir rü'yâ.   O daima yanan, âsûde, bîzebân çölde Bu ihtizâr ile şedd-i merâhil eyler iken Uyûn-ı kafile keşf etti bir uzak gölde Bir arz-ı hüsn ü safâ, bir mazalle-i rûşen! Bir âşiyân-ı müzehher ki pür tuyûr u zılâl, Büyük bir arz-ı bahârî ki halkı hep sermest; Muhât-ı zemzeme bir çeşmesâr-ı sâfzülâl Ki hep kadınları raksân-ı neşve, destbedest. Bu dürre-i iremârâsı arz-ı sâfilenin, Bu hoş cezîre-i şâdâb edince arz-ı likâ Uyûn-ı hasreti merkûz kaldı kafilenin O sâhil-i tarab u şevka, pür sürûr u ziyâ, O ihtirâk-ı ataştan yanan dudaklarda Tezehhür etti soluk bir tebessüm-i hayran; Tef ü ta'abla çöken, çatlayan yanaklarda Belirdi titreyerek bir tarâvet-i heyecan... Cilâ-yı hûn-ı tahassürle mümtelî gözler, Teb-i ümîd ile diller müsahhar ü mahmûm, Bürehnesîne, küşâdedehân, perişanser, Bu halk-ı kafile birden so 'arza etti hücum; Bacaklarındaki son iktidârı sarfederek Bütün bu teşneler arz-ı latîfe saldırdı; Cedîr-i hürmet olan her vücûdu inciterek Nahîf olanları ezdi, düşürdü, kaldırdı.... Yoruldu hepsi bu müt'ib, uzun mücadeleden; Bu anda arsa-i reyyânda her şey oldu harâb.. Bu anda çıktı bütün sadr-ı zâr-ı kafileden Revânhırâş u cigerder, derin bir: «âh, serâb!..» Yürür o kafile hâlâ, şikestesâk-ı tüvân, Yürür sakût ile feyfâ-yı zindegânîde; Durur fütûr u tevekkülle mürtekiz el'ân Nigâh-ı kafile bir lücce-i nihânîde... Cenab Şahabeddin

Metindeki kelimelerin anlamları

sükût
sessizlik
kafile
Birlikte hareket eden topluluk.
heyecan
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu; teheyyüç
hala
babanın kız kardeşi, bibi, eme
halk
Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu; cumhur, folk.
zar
ince perde veya örtü
hücum
saldırı
daima
her vakit, sürekli olarak, daim
tef
zilli bir kasnağa geçirilmiş kursak zarından oluşan çalgı, def
hâlâ
şimdiye kadar, o zamana kadar, hâlen, henüz
taravet
Tazelik, körpelik
tebessüm
gülümseme, fizyolojide özellikle ağzın iki kenarındaki ve gözlerin çevresindeki kasların hareketiyle oluşan bir yüz ifadesi
sahil
Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalı.
aşiyan
kuş yuvası.
hep
hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
peyderpey
Yavaş yavaş, azar azar, günden güne, kısım kısım, peyâpey
hürmet
Kıymeti, kutsallığı, üstünlüğü, yararlılığı, yaşlılığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, ölçülü, özenli davranmaya sebep olan sevgi duygusu

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)