Şiir
Şi'r-i Nâ-nüvîşte
Şi'r-i Nâ-nüvîşte
İlhâm ider tabi'at bir şi'r-i sâf ü garrâ'
Bir şi'r ber güzîde her kalb-i gam sirişte;
Tanzim ider o şi'ri gûyaki bir ferişte;
Tanzim iylerde sonra bir kalbe iyler ilkâ!
Her gün dirim: «O şi'ri en sonra yazdım işte»
Her gün beni hakikat tekzib ider, dirîgâ!
Hâlâ yazılmamışdır hemde yazılmaz asla
Kalbimde da'im aglar ol şi'r-i nâ-nüvişte!
İşte cihânda mutlak her şâ'iri mükedder
Bir rûhı çâk idübde ol şi'ri bulmak ister
Ancak türâb olunca kalbi bulur ol şi'ri!
Her şâ'irin cihânda bakî kalır muhakkak
Bir nâ-nüvişte şi'r-i nâ-şinîde fikri
Ol fikre şi'r mutlak dinse revâdır elhâk!
Cenâb Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- tanzim
- Sıraya koyma, sıralama, nizamlama
- elhak
- gerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu
- ferişte
- melek
- hala
- babanın kız kardeşi, bibi, eme
- hâlâ
- şimdiye kadar, o zamana kadar, hâlen, henüz
- muhakkak
- kesinlikle
- hakikat
- Alevîlik'te dört kapı kırk makam inancındaki kapılardan dördüncüsü
- gam
- tasa, kaygı, üzüntü
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- bulmak
- arayarak veya aramadan, bir şeyle, bir kişi ile karşılaşmak
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)