İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Son Bûse

Ali Ekrem Bolayır · Ali Ekrem Bolayır kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
— Öpme yavrum, beni sen öpme kızım şimdi. — Neden? Bana dargın mısın anne, ne suçum var, söyle! İşte hiç üzmüyorum ben seni. — Mâşallah sen Cici kızsın, bilirim. — Yâ cici kızlar böyle Öpmeden uslu dururlar mı güzel anneleri? — Pek sokulma yanıma, yavrucuğum, şöyle otur! — Sevmiyorsun beni sen anneciğim, bak, sen dur! Başka anne alayım ben de görürdün... diyerek, Şebnem-âlûde nigâhında zılâl-î kederi, İncecik boynu bükülmüş, gidiyor yavru melek; Titreyen bûse-i sevdâ dil-i ma’sûmunda Dolaşır ağlayarak çehre-i mağmûmunda. Kadın, âmâde-i rihlet gibi bî-tâb ü melül, Arkasından kızının zâr ü perişan bakıyor. Ediyor şefkal-i mecruhu cemâlinde ufûl, Ruhunun zulmet-i giryânı yüzünden akıyor. Hasta bî-çâre kadın hasta, bilinmez nesi var; Kim bilir, belki geçer yavrusuna, belki verem... Nasıl öpsün kızını? Âh o suâl-î mübhem, O boğuk ses, o derin nağme-i muzlim, her gün Ninenin parçalıyor göğsünü, bir zıll-ı mezâr Kaplıyor ruhunu, sordukça etibbâ da bütün "Çocuğu öpmeyiniz!" re’yini tekrâr ediyor. "Öksürük müzmin olur çünkü çocuklarda.” diyor. "Çocuğu öpmeyiniz!" İşte mukadder, ma’lûm; Ninelik ruhunu mecrûh edecek bir ihtâr! "Yavrumu öpsem olur mu?” Bu suâl-î meş’ûm Dökülür gonce-i bî-tâb-ı feminden nâ-çar. — Âh, bir gün iyi olsam da tutup çeksem ben, Koklasam yavrumu, sıksam küçücük ellerini, Öpsem öpsem yüzünün, gözlerinin her yerini... Sonra düşsem de çekinmem ölümün pençesine. Âh, öksüz çocuğum, annesini öpmekten Bile mahrum oluyor... - Ben geleyim mi anne? — Gel, kızım koynuma... Yok, dur... kopuyor mu ciğerim? Sanki koynumda ecel. - Oh, onu ben pek severim! Bir seher vakti idi, herkes uyurdu., hâne Gece yalnızca sükûnunla mezâr olmuştu. Saklanıp ruhuna bir bûse-i me’yûsâne, Ninenin gonce-i ömrü ne hazîn olmuştu! Kızcağız erken uyanmış geliyor: “Oh, artık “Öperim annemi, oh yâ, öperim işte! Aman “Duymasın! Yâ, uyanır da darılırsa? O zaman “Kaçarım... anneciğim, bak ne güzel de yatmış!” Gözü tâbân, yüzü gül-reng-i sefâ, göğsü açık. O yürekcik vuruyor... annesine cân atmış; Geldi, kondurdu - döküp na'şına bir rûh-ı sürûd – O soğuk alnına bir bûse-i hâr ü memdûd!

Şiir açıklaması

Şiir, hasta bir annenin kızına duyduğu sevgiyi ve ona sarılıp öpememenin yarattığı acıyı anlatır. Başta kız, annesinin kendisini öpmesine izin vermemesini sevgisizlik sanır; “Başka anne alayım ben de” diyerek kırgınlığını dile getirir. Anne ise kızını sevmediği için değil, hastalığının ona geçmesinden korktuğu için uzak durur.

Doktorlar, yani şiirdeki eski söyleyişle etibba, annenin öksürüğünün çocuklarda kalıcı olabileceğini söyleyerek onu öpmemesini tekrar tekrar öğütler. Hastalığın adı kesin olarak belirtilmez; anne, belki iyileşebileceğini, belki de hastalığının kızına geçebileceğini düşünür. Bu belirsizlik, annenin kaygısını ve çaresizliğini artırır. Kızının “Neden?” sorusu, annenin içinde taşıdığı ağır suali, yani soruyu da görünür kılar.

Annenin “Gel, kızım koynuma” deyip ardından duraksaması, sevgisiyle çocuğunu koruma isteği arasındaki çatışmayı gösterir. Şiirdeki karanlık ve sessizlik imgeleri, annenin korkusunu ve yaklaşan ölümü hissettirir; “zulmet” karanlık demektir. Annenin yüzünden akan gözyaşları ve kızının içten sevgisi bu hüzünlü tabloyu derinleştirir.

Seher vakti, herkes uyurken kız annesinin yanına gizlice gelir ve onu öper. Fakat annenin alnı soğuktur; son dizedeki bu öpücük, artık hayatta olmayan annesine kondurulur. Böylece şiir, anne sevgisinin gücünü ve ayrılığın acısını, çocuğun masum davranışıyla etkileyici biçimde anlatır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

çehre
yüz
zar
ince perde veya örtü
tekrar
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
melül
bezgin
nağme
ezgi
sual
soru
ecel
yaşamın sonu, ölüm zamanı
zulmet
karanlık
belki
Muhtemel olarak; belkim, herhâlde.
çare
bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
çünkü
şu sebeple, şundan dolayı, zira
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
öksürük
ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıylı ağızdan gürültü ile çıkması
yüzünden
-den ötürü, -den dolayı, sebebiyle
sokulma
sokulmak eyleminin mastarı
kızcağız
kız kelimesinin küçültmesi
etibba
Doktorlar, hekimler

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)