Şiir
Teâvün
Teâvün
Bize düşmen ateş, su, hâk ü hevâ?
Ömrümüz bir hatarlı, kanlı tarîk;
Bizi bekler o yolda bîpervâ
Feyezân, zelzele, kasırga, harîk...
Bu mehâlik önünde biz ancak
Şemse yumruk sıkan birer cüceyiz;
İstiyorsak hakîkaten yaşamak
Seng ü âhenle pençeleşmeliyiz...
Böyle a'dâ-yı cana karşı eger
Varsa insanlara ümid-i zafer
Yek-i vücûdâne savlet etmededir:
Sel, aleve, yıldırım, galâ, sarsar,
Daima yükselen bu maniler
Hep teâvünle iktihâm edilir!
Cenab Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- daima
- her vakit, sürekli olarak, daim
- feyezan
- su baskını
- feyezân
- taşkın, sel
- savlet
- Şiddetli saldırı
- zelzele
- Yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması
- hâk
- toprak.
- sel
- sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını
- hep
- hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
- kasırga
- rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
- yaşamak
- bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek
- hakîkaten
- gerçekten
- yumruk
- parmakların kapanmasıyla elin aldığı biçim
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)