İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Terane-i Sabah

Cenab Şahabeddin

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Terane-i Sabah-Şaire-i muhtereme Nigâr Hanımefendiye- Bir neşîde nasıl eylerse zuhur, Bir karanlık nazar-ı hulyadan Öyle dogdu bu güzel belde-i nûr Sîne-i târ-ı şeb-i yeldâdan. Sıyrılıp sütre-i zulmetten yer Râm olur râz-ı hayat eb'âda; Güneşin bir nazarı hâlleyler Geceyi bir sarışın şa'şaada. Küre ihlâl-i sükût etmek için Hande-i nurunu bekler fecrin; Eder evtâr-ı cihanı ihyâ Taze bir el gibi mızrâb-ı ziyâ Getirir gölere âfâk-ı sabah Pür taravet, yeni bir meyl-i nigâh; Açılır penceler, gözler ufuk, Hepsi der: «biz bu gece çok uyuduk!» Uyuyanlar uyanır peyderpey; Dokur esvât-ı hayatı her şey... Ediyor işte horoslar ihdâ Bahçceden bahçeye bir kavs-ı nidâ.... Şemes karşı gerinir pancurlar; Açılır, canlanır, etrafa bakar. Reze üstünde gıcırdar kapılar, Esneyen yollara sesler ufalar; Sokak üstünde çıtırdar sözler; Kafes ardında pırıldar gözler. Söylenir diller, agaçlar, dereler, Hep olur kuş yuvası pencereler! Dillenir, neşvelenir, samt-ı büyût; Ses alır, reng alır zılâl-i sükût! Mütebessim, mütereddid elfâz Lebler üstünde eder nâz u niyâz... Odalar başladı evlerde söze, Lebler üstünde eder nâz u niyâz Odalar başladı evlerde söze, Oldu haricde sokaklar geveze! Anlatır dallara rü'yâ kuşlar; Dallar ondan dolayı susmuşlar! Reng-i şeb rûy-ı ufuktan silinir; Yazılır daglara eş'âr-ı seher; Gök olur bir büyük iklîl-i münîr, Yer olur bahçe-i ezhâr-ı beşer. Atıyor her tepe bir güldeste; Çözüyor rüzgâr o güldesteleri; Her cihetten uçuyor her cihete Bir açık, taze gögüs bûy-ı teri... Gecelikler açarak bîpervâ Silkerek uykuusun eşcârın, Topluyor ıtrını emvâc-ı sabâ Saçların, sînelerin, ezhârın... Kuşların zemzeme-i esrârı Aglatır şebnem ile ezhârı... Arılar mest-i semen, mest-i çemen, Konuyor bir güle, bir sünbülden.. Penbe yelkenler açar ufka sehâb; Sâhile inciler aglar leb-i âb... arzın eş'âr-ı tabîiyesidir Kuşlar âfâka ne hisler götürür! Yerde bülbül sarışın bir şair Güneş üstünde bir altın güldür. Havalandıkça çemenedn kuşlar Zannedersin uçar ervâh-ı küre... Hep agaçlar sanırız nur aglar Dallarından güneş aktıkça yere... Geldi her arza bir âheng-i sürûr; Dem-i subhu severim, çünkü eder Kuru topraklarda şûyîde-i nur, Çıplak insanları pûşîde-i zer! Cenab Şahabeddin

Metindeki kelimelerin anlamları

sükût
sessizlik
sokak
il, ilçe v.s. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol.
sütre
Perde, örtü
afak
Çoğul ad çekimi.; ufuklar
şaire
Kadın şair
güldeste
antoloji
ihya
Yeniden canlandırma, diriltme
taravet
Tazelik, körpelik
terane
Bütün dizeleri uyaklı olan rubailere musarra rubai veya terane denir. Kafiye örgüsü: aaaa
sabah
Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimi.
zuhur
Ortaya çıkma, görünme, belirme, baş gösterme, meydana çıkma.
rüzgâr
havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, bad, yel
hep
hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
şeb
gece
çünkü
şu sebeple, şundan dolayı, zira
saba
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
dem
nefes, soluk
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)