İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Ümîd ü İntizâr

Cenab Şahabeddin

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Ümîd ü İntizâr Ümidlerle camın arkasında beklerdi. Bir intizâr u ümîd: işte mücmelen derdi! On altasındaki bir kızda intizâr u ümîd Agaçta yapraga benzer ki pek tabîîdir. Bu yaşta sem'-i hayâlâtı bir kızın işitir Sokakta zâhir olan her ayak sesinde garîb Bir ihtizâz-ı beşâret, bir ihtizâz-ı nüvîd; Sanır geçen delikanlı odur, o zevc-i nesîb, O zevc, o zevc-i muhayyel, o zevc-i bînoksân Ki şüphesiz rakı içmez, tütün nedir sorsan «Fenâ kokar, bilirim!» der; eğerçi pek zengin Degil, fakat bütün efkârı bir fezâ-yı güher: Ya bir makale veya bir neşîde-i rengîn Yazar ki ehli için bir gühersitâna deger! Fakat o zevc-i muhayyel geçip gider yoluna, Geçer ve pencereye bakmadan sapar soluna; Bu bir komedya veya bir dram ki her gün olur; Bu mudhike, bu dram her sokakta sahne bulur! Bu yaşta, böyle tasavvurlu saf bir duhter İpekli refrefelerle vücûdunu örter, Ümîdlerle camın arkasında beklerdi. Bir intizâr u ümîd: işte mücmelen derdi! Telâhuk eyleyerek nevbahara köhne bahar, Bu intizâr ile s'âatler eyliyordu güzâr; Fakat o zevc-i muhayyel görünmüyordu henüz; Zaman zaman behûsusâ hulûl edince gece Telâtumât-ı hayâlât içinde mahfîce Gelirdi sâhil-i ümîdine o dürr-i künûz. Birer birer gidiyordu muhibbeler, hayfâ! Evet, muhibbelerin belki hepsi oldu gelin: O, kaldı pencerede mübtelâsı bir emelin! Muhibbeler sürüyorken serâçelerde safâ! O, kaldı pencerede mübtelâsı bir emelin! Muhibbeler gezinirken çocuklarıyla, onun Nazargehinde açıldı bir ufk-ı tenhâyî! Cihânda kârı nedir kendi kendine kalanın? Dilinde cûşa gelen cûy-ı hubb u sevdâyı Kiminle paylaşacak? bir vücûd-ı âhar yok! Yazık degil mi ki olsun bu cûy-ı pâk-i vefâ Temevvücât-ı nihâni içinde mahv u heba?.. Yazık! fakat bunu anlar mı mâder-i takdîr, Yazık! fakat buna mümkün mü çâre-i tedbîr? Cihânda bir kişi olsaydı destine talib Bu kızcagız onu is'âd için neler yapacak! O. daima olacak haklı, daima galib: Tütün, rakı gibi şeyler de içse, kız mutlak «O haklıdır!» diyecek, belki başka şeylere de Müsâade edecekti!.. fakat gelen nerede? Bu mihr-i şefkâte, eyvâh! yok mu bir yoldaş? Zaman geçip gidiyor, çünkü aştı yirmiyi yaş! Ümîdlerle camın arkasında bekleyenin Şakaklarında bugün isr-i pây-ı mürg-ı sinîn -Hazân hutûtu gibi çizgilerle- oldu ıyân; Döküldü saçlarına gizli gizli berf-i zamân: Bu karlar sütüne artık konar mı mürg-ı bahâ? Açıldı şâm-ı hayâtın sehâbe-i zerdi Likâ-yı pür hazininde misâl-i zıll-ı fenâ! Bir intizâr u ümîd: işte mücmelen derdi! Bakın gönül ne tuhaf şey: bugün o hüsn-i hazin Saçından -âyîne pîşinde - akları yoluyor, Bu meşgaleyle o mensîye tesliyet buluyor! Cenab Şahabeddin

Metindeki kelimelerin anlamları

hayalat
Hayaller
veya
Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz; yahut, veyahut
müsaade
icazet, izin, ruhsat
makale
Bilim, fen konularıyla siyasal, ekonomik ve toplumsal konuları açıklayıcı veya yorumlayıcı niteliği olan gazete veya dergi yazısı; yazı
ahar
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılan özel bir karışım
rakı
Üzüm, incir, erik vb. meyvelerin alkolle mayalanarak damıtılmasıyla elde edilen içki; aslansütü, imamsuyu, dilaversuyu.
tütün
Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan otsu bir bitki, (Nicotiana tabacum).
daima
her vakit, sürekli olarak, daim
ihtizaz
titreşme, titreşim
feza
gök, uzay
misal
örnek olarak alınabilen, gösterilen şey, örnek
mahv
yıkım
sahil
Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalı.
intizar
Bekleme, gözleme
belki
Muhtemel olarak; belkim, herhâlde.
çare
bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
çünkü
şu sebeple, şundan dolayı, zira
fakat
ama, ancak, lâkin

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)