İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Yakazât-ı Leyliyye

Cenab Şahabeddin

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Gel bu akşam da ser-be-ser, güzelim İhtizâzât-ı leyli dinleyelim; Tâ uzaklarda işte bir piyano Taze parmakların temâsıyla Ağlıyor bin hazan hevâsıyla... Dinle ey yârim işte ağlayan o Gecenin ka'r-ı pür-sükûnunda, Zulmet-i ebkemin derûnunda. Gâh onun ihtizâz-ı hestiyle Mütevahhiş, hazîn, rakîk ü nizâr Dağılır cevve bir sürûd-ı hezâr.. Gâh onun irtiâş-ı mestiyle Dolaşır kâinât-ı nâimeyi Bİr umûmî şehik-i tenhâyî... Onu kim dest-i râ'şe-dâriyle Çalıyor, perde perde inletiyor? Onu kim böyle gamla söyletiyor? Tellerin lahn-ı inkisâriyle Hangi metrûke böyle eğleniyor, Hangi mâtem bu sesle söyleniyor? Gâh olur ince, nâzenîn bir ses Leyl içinde sürüklenir, inler; Onu zulmet, sükût ile, dinler... Gâh olur bir figân-ı tîz-heves Bütün a'sâb-ı kâinâtı gerer; Sonra bir şehka-i bükâ olarak Düşer âgûş-ı leyl-i târike, Çalışır rûh-ı samtı tahrîke... Sonra tedrîcen alçalıp solarak O kadar pest olur ki öksürererk Zannedersin tebâh olup gidecek... Sonra baygın, kesik sükût eyler; Mûsikî-i sükûtu okşayacak Bir enîn-i hafi kalır ancak... Kim bilir, kim bilir neler söyler Bu süreksiz, hevesli zemzemeler, Bu susup durma, sonra söylemeler, Bu nevâzişli, nazlı, boş nagamât, Bu rekâket, bu lüknet-i elhân, Bu tereddüdlü mûsiki-i figân, BU yarım cümleler, yarım kelîmat; Belki leyl-i hâmuşa yalvarıyor, Belki bir tûf-ı tesliyet arıyor. Gâh mestâne bir şetâretle Bâd-ı pür-gûyu eyliyor taklîd, Uçuyor cevve pür-hayâl ü ümîd.. Gâh bir mugşiyâne hâletle İnliyor muntazır, zebûn u harâb; Oluyor can-be-leb tuyûra cevab... Tâ uzaklarda işte bir piyano; Onu bî-şübhe bir kadın çalıyor, Mûsikiden cevâb-ı ye's alıyor... Dinle ey rûhum işte ağlayan o.

Metindeki kelimelerin anlamları

lüknet
Dilde pelteklik, tutukluk
sükût
sessizlik
figan
Bağırarak ağlama, inleme
ihtizaz
titreşme, titreşim
perde
görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü
rekaket
Kekemelik, pepemelik
bad
rüzgâr, yel
zulmet
karanlık
gâh
ara sıra
ser
baş
belki
Muhtemel olarak; belkim, herhâlde.
heves
istek, eğilim, arzu, şevk
hevesli
şeye, işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli, heveskâr
kainat
kâinat kavramının yanlış kullanımı
piyano
klavyeli, telli, değişik tuşlara basılarak çalınan ağır ve büyük çalgı
mestane
Sarhoş gibi, kendinden geçmişçesine
olarak
diye, yerine
ağlayan
dolu yağmadan 4-5 dakika önce duyulan ses, uğultu

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)