Ünlü söz
“Bizim devletlerimiz, onların gücü ve şerefi, Tanrı karşısında, bir öküzün toynağının ezdiği ya da bir balcının kaderiyle başına iş açan karınca yuvaları ve arı kovanlarından başka nedir?”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
Almanca aslı
Was sind unsere Staaten und ihre Macht und Ehre vor Gott anders als Ameisenhaufen und Bienenstöcke, die der Huf eines Ochsen zertritt, oder das Geschick in Gestalt eines Honigbauern ereilt.
Ne anlatıyor?
Bismarck bu satırlarda devletlerin kudretini ve insan eliyle kurulan düzenleri, doğadaki küçük canlıların yuvalarına benzetir. Karınca yuvası ve arı kovanı imgeleri, insanın büyük ve kalıcı sandığı siyasi yapıların aslında ne kadar kırılgan olduğunu gösterir. Bir öküzün tek adımı ya da balcının müdahalesi gibi beklenmedik bir dış güç, bütün o düzeni bir anda dağıtabilir.
Bu benzetmede Bismarck, bir yandan devlet işlerinin gündelik ciddiyetini küçümsemeden, öte yandan bunların Tanrı karşısındaki geçiciliğini vurgular. Onun dünya görüşünde tarihe ve insan iradesine sınır koyan daha yüksek bir güç vardır; insan planları, ne kadar güçlü görünürse görünsün, bu gücün karşısında âcizdir. Bu bakış, Bismarck'ın kişisel olarak dindar yönünü ve siyasi karamsarlığını da yansıtır.
Söz, bugün de imparatorlukların, devletlerin ve kurumların geçiciliği üzerine bir düşünme fırsatı sunar. Modern dünyada ulusal güç, ekonomik büyüklük ve siyasi istikrar kalıcı gibi görünse de tarih, en sağlam sanılan düzenlerin bile beklenmedik biçimde çökebildiğini göstermiştir. Bismarck'ın sorusu, insanın kendi eserlerine atfettiği önemin sınırlılığını hatırlatan bir tevazu çağrısıdır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Bismarck'ın eşi Johanna'ya 2 Temmuz 1859 tarihinde yazdığı bir mektuptan alınmıştır. Mektup, Prusya'nın Avusturya ile ilişkilerinin gerginleştiği, İtalya'daki savaşın Avrupa siyasetini sarstığı bir döneme aittir. Bismarck o sıralarda Frankfurt'taki Federal Meclis'te Prusya elçisi olarak görev yapıyordu ve büyük siyasi gelişmeleri yakından izliyordu. Mektupta, kamusal alandaki güç meselelerinin yanında Tanrı karşısındaki acziyete dair kişisel bir yorumda bulunur.
Kaynak
- Künye: Brief an sein Frau Johanna 2. Juli 1859 Br 533f., zitiert aus: bei Ulrich Kühn, "Der Grundgedanke der Politik Bismarcks", Diss. Freiburg 2000, S. 214 books.google.de
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Otto_von_Bismarck
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Avusturya'nın öne sürdüğü taleplere göre ikimiz için de yer yoktur, dolayısıyla uzun vadede anlaşamayız. Birbirimizin ağzından soluğunu kesiyoruz; biri çekilmek ya da diğeri tarafından 'çekilmeye zorlanmak' zorundadır; o zamana kadar rakip olmak zorundayız.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Ben imparatorluk şansölyesi olduğum sürece sömürge siyaseti yürütmeyiz. Elimizde yol alamayan bir donanma var ve iş patlak verdiği anda Fransızların ganimeti olacak uzak dünya bölgelerinde savunmasız noktalarımız olmamalı.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Dış politikada işlenen hataların farkına kamuoyu genellikle ancak bir insan ömrünün tarihine geriye dönüp bakabildiğinde varır ve cezasını çekenler her zaman hatalı eylemlerin doğrudan çağdaşları olmaz.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Hepsinin sıradan insanlar olduğundan hiç şüphe etmedim; ama içinde tek bir yağ damlası bile bulunmayan böylesine yavan, budalaca bir su çorbası beni şaşırtıyor. [...] Hiç kimse, en kötü niyetli demokrasi şüphecisi bile, bu diplomasinin içinde ne kadar şarlatanlık ve önem taslama olduğuna inanmaz.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Prusya onurunu, Prusya'nın her şeyden önce demokrasi ile her türlü utanç verici bağdan uzak durmasında arıyorum.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Türklerin ve Almanların birbirine sevgisi o kadar eskidir ki asla kırılmayacaktır.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)