Ünlü söz
“Vurun Polonyalılara, öyle ki yaşamaktan umutları kesilsin; durumlarına karşı tüm şefkatimi koruyorum, ama varlığımızı sürdürmek istiyorsak onları yok etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yok; kurt da Tanrı tarafından olduğu gibi yaratıldığı için suçlanamaz, yine de insan elinden gelirse onu vurup öldürür.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
Almanca aslı
Haut doch die Polen, daß sie am Leben verzagen; ich habe alles Mitgefühl für ihre Lage, aber wir können, wenn wir bestehn wollen, nichts andres tun, als sie ausrotten; der Wolf kann auch nicht dafür, daß er von Gott geschaffen ist, wie er ist, und man schießt ihn doch dafür totd, wenn man kann.
Ne anlatıyor?
Bismarck bu sözlerinde siyaseti bir tür varoluş mücadelesi olarak çerçeveliyor. Duygusal bir yakınlık ya da acıma duygusuyla siyasi gereklilik arasında keskin bir ayrım yapıyor; insani bir acıma hissetse bile devletin çıkarının, sevgi ya da merhamet duygularından önce geldiğini savunuyor. Kurt benzetmesi bu noktada anahtar niteliktedir: Kurt, doğası gereği kurt olduğu için ahlaken suçlanamaz ama yine de insanın güvenliği ve çıkarı söz konusu olduğunda öldürülür. Burada vurgulanan şey, siyasi rakiplerin ya da halkların kötü olup olmaması değil, siyasi bir varlık mücadelesinde onlara karşı ne yapılması gerektiğidir. Bismarck, duygusal vicdanın siyaseti yönetmesine izin verilmemesi gerektiğini, devletin soğukkanlı ve çıkar odaklı davranmak zorunda olduğunu ileri sürüyor. Bu yaklaşım, onun genel olarak 'Realpolitik' anlayışının bir yansımasıdır: Ahlaki ideallerle ya da duygusal tepkilerle değil, güç dengeleri ve ulusal çıkarlarla hareket etmek. Metin, dönemin Prusya-Alman siyasetinde Polonya sorununun neden olduğu gerilimi de gösteriyor; Bismarck için Polonyalılar, Prusya'nın doğu topraklarındaki devlet otoritesine karşı sürekli bir tehdit olarak görülüyor ve bu tehdit ancak en sert yöntemlerle ortadan kaldırılabilecek bir güç sorunu olarak algılanıyor.
Hangi bağlamda söylendi?
Bismarck bu sözleri Mart 1861'de kız kardeşi Malwine'e yazdığı bir mektupta dile getirmiştir. Bu tarihte Bismarck Prusya'da yüksek düzeyde bir devlet adamı olup Polonya sorununa ilişkin tutumu da netleşmişti. Mektupta, Prusya'nın doğu eyaletlerindeki Polonyalı nüfusa yönelik sert bir politika izlenmesi gerektiğini, aksi halde Prusya devletinin yaşayamayacağını savunmaktadır.
Kaynak
- Yıl: 1955
- Künye: Brief an seine Schwester Malwine (März 1861), Bismarck-Briefe (1955), S. 276
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Otto_von_Bismarck
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Avusturya'nın öne sürdüğü taleplere göre ikimiz için de yer yoktur, dolayısıyla uzun vadede anlaşamayız. Birbirimizin ağzından soluğunu kesiyoruz; biri çekilmek ya da diğeri tarafından 'çekilmeye zorlanmak' zorundadır; o zamana kadar rakip olmak zorundayız.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Ben imparatorluk şansölyesi olduğum sürece sömürge siyaseti yürütmeyiz. Elimizde yol alamayan bir donanma var ve iş patlak verdiği anda Fransızların ganimeti olacak uzak dünya bölgelerinde savunmasız noktalarımız olmamalı.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Dış politikada işlenen hataların farkına kamuoyu genellikle ancak bir insan ömrünün tarihine geriye dönüp bakabildiğinde varır ve cezasını çekenler her zaman hatalı eylemlerin doğrudan çağdaşları olmaz.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Hepsinin sıradan insanlar olduğundan hiç şüphe etmedim; ama içinde tek bir yağ damlası bile bulunmayan böylesine yavan, budalaca bir su çorbası beni şaşırtıyor. [...] Hiç kimse, en kötü niyetli demokrasi şüphecisi bile, bu diplomasinin içinde ne kadar şarlatanlık ve önem taslama olduğuna inanmaz.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Prusya onurunu, Prusya'nın her şeyden önce demokrasi ile her türlü utanç verici bağdan uzak durmasında arıyorum.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Türklerin ve Almanların birbirine sevgisi o kadar eskidir ki asla kırılmayacaktır.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)