Ünlü söz
“Titan! Ölümsüz gözler için ölümlülerin çektiği acılar, o hüzünlü gerçeklikleriyle görülen, tanrıların küçümsediği şeyler değildi; senin merhametinin karşılığı ne oldu? Sessiz ve yoğun bir ıstırap; kaya, akbaba ve zincir, gururlunun duyabileceği tüm acılar, göstermedikleri o ızdırap, ancak yalnızlığında konuşan boğucu keder duygusu, sonra da göğün kendisini dinleyebileceğinden kuşkulanan ve sesi yankısız kalana dek iç çekmeyen.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
İngilizce aslı
Titan! to whom immortal eyes The sufferings of mortality Seen in their sad reality, Were not as things that gods despise; What was thy pity's recompense? A silent suffering, and intense; The rock, the vulture, and the chain, All that the proud can feel of pain, The agony they do not show, The suffocating sense of woe, Which speaks but in its loneliness, And then is jealous lest the sky Should have a listener, nor will sigh Until its voice is echoless.
Ne anlatıyor?
Bu pasaj, Byron'ın Prometheus mitini yorumlayışıdır. Prometheus, insanlara ateşi yani bilgiyi ve uygarlık imkânını getirdiği için Zeus tarafından cezalandırılan bir Titan'dır. Byron, onu yalnızca bir isyancı değil, aynı zamanda insanlığın acısını anlayan bir merhamet figürü olarak sunar. Prometheus'un cezasının karşılığı merhamet değil, sessiz ve yoğun bir ıstıraptır; kayaya zincirlenir, karaciğerini her gün bir akbaba yer. En çarpıcı olan ise Byron'ın bu acıyı gururla sessizce taşıma üzerinden anlatmasıdır: Kahraman, ızdırabını göstermez, acısı yalnızlıkta konuşur ve iniltisi bir yankı bulana dek iç çekmeyi bile reddeder. Bu, Byron'ın romantik bireyciliğinin ve kahramanlık anlayışının özetidir: boyun eğmeyen, dışa karşı güçlü görünen, acısını içinde taşıyan yalnız isyancı. Prometheus, yalnızca mitolojik bir figür değil, aynı zamanda tiranlığa karşı direncin ve insanlık uğruna acıya katlanmanın simgesi haline gelir.
Hangi bağlamda söylendi?
Byron, 'Prometheus' şiirini 1816'da yazmıştır. Şiir, Prometheus mitini işleyerek insanlık için acı çeken, tanrısal güce karşı direnen kahramanı yüceltir. Byron'ın bu dönemdeki eserlerinde, toplumun ve kaderin baskısı altında ezilen ancak boyun eğmeyen birey teması sıkça görülür.
Kaynak
- Eser: Prometheus (1816)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Lord_Byron
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“En büyük tesellim, dünyadan koparıp aldığım bu geçici ünlülüğün, tüm yargıların ve önyargıların ta kendisine rağmen kazanılmış olmasıdır. Hiçbir yönetici güce yaltaklık etmedim; beni dürten tek bir düşünceyi bile asla gizlemedim.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Büyük bir dava uğruna ölenler asla yenilmez.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Suyun üzerinde canlı bir varlık gibi yürür, Ve sanki unsurları çatışmaya davet eder.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“İşte beni sevenlere bir iç çekiş, Ve benden nefret edenlere bir gülümseme: Ve üzerimde hangi gökyüzü olursa olsun, İşte her kadere karşı bir yürek.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Kütleçekim teorisinde yine bir şeyler berbat ettim; bu da beni biraz, tımarhaneye kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)