Ünlü söz
“Bayramların ertesi sabah uyandırdığı o belirsiz pişmanlık duygusu.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
That vague kind of penitence which holidays awaken next morning.
Ne anlatıyor?
Dickens bu kısa cümlede, bir bayram ya da tatil gününün ardından gelen sabah insanın içinde hissettiği tuhaf, adını tam koyamadığı huzursuzluğu anlatır. Bu pişmanlık mutlaka somut bir kabahatten kaynaklanmaz; daha çok eğlencenin, coşkunun ve gündelik kurallardan uzaklaşmanın ardından gelen boşluk duygusudur. İnsan, bir gün önce kendini kaptırdığı neşenin uçuculuğunu fark eder ve normal hayata dönüşün ağırlığını hisseder.
Yazarın 'belirsiz' kelimesini seçmesi önemlidir. Kişi neyi yanlış yaptığını tam bilmez; belki fazla yediği, belki vaktini boşa harcadığı, belki de eğlencenin beklediği kadar doyurucu olmadığı için içinde bir tedirginlik taşır. Bu duygu, bayramların ve tatillerin insan zihninde yarattığı beklentiyle gerçeklik arasındaki farktan da beslenir.
Söz, Dickens'ın insan ruhunun küçük dalgalanmalarını ne kadar keskin gözlemlediğini gösterir. Bugün de tatil sonrası hüzün ya da pazar akşamı sıkıntısı gibi yaygın duyguları düşünen okura tanıdık gelir; çünkü insanın coşku ile gündelik yaşam arasındaki geçişte hissettiği tedirginliği evrensel bir deneyim olarak yakalar.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu ifade, Dickens'ın 1841 tarihli romanı The Old Curiosity Shop'un 40. bölümünde anlatıcının bir gözlemi olarak yer alır. Romanın haftalık bölümler hâlinde yayımlandığı dönemde İngiltere'de bayram günleri toplumsal hayatın önemli bir parçasıdır; Dickens da karakterlerinin ve anlatıcının ruh hâlini betimlerken bu tür ince ayrıntılara sıkça başvurur.
Kaynak
- Eser: The Old Curiosity Shop (1841)
- Künye: Ch. 40
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Pip, sevgili dostum, hayat birbirine kaynaklanmış pek çok ayrılıktan oluşur...”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bay Augustus Minns bekârdı; kendi deyişiyle kırk yaşlarındaydı, arkadaşlarının deyişiyle kırk sekiz yaşlarındaydı. Her zaman son derece temiz, titiz ve derli topluydu; belki biraz kendini beğenmişti ve dünyadaki en içine kapanık adamdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Yaratılmış nesneler arasında en derin ve en katıksız dehşetle baktığı iki sınıf vardı: köpekler ve çocuklar. Sevgisiz biri değildi, ama her an bir köpeğin idamını ya da bir bebeğin öldürülmesini en canlı memnuniyetle seyredebilirdi. Onların alışkanlıkları, düzen sevgisiyle çelişiyordu; düzen sevgisi ise yaşam sevgisi kadar güçlüydü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kadar yoğunlaşmış sıkıcı insan topluluğunun bütün yeryüzünde var olduğuna inanmadığımı söylerken tamamen ciddiyim. Buraya gelmeden hiç kimse bu kelimenin gerçek anlamı hakkında yeterli bir fikir edinemez.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Kötü insanlar olmasaydı, iyi avukatlar da olmazdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Birkaç bin insanın, avucunun içinde, hep birlikte kaskatı ve donmuş hâlde durması güzel bir şeydi.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)