Ünlü söz
“Çizmelerimi çıkardığımda bacaklarımı görebilseydin, karşılıksız sevginin ne olduğuna dair bir fikir edinirdin.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
If you could see my legs when I take my boots off, you'd form some idea of what unrequited affection is.
Ne anlatıyor?
Bu sözde Dickens, karşılıksız sevgiyi bedensel bir yorgunluk ve yıpranma imgesiyle anlatır. Çizme çıkarmanın günlük, sıradan bir eylem olması ile karşılıksız sevginin içsel ağırlığı arasında mizahi bir karşıtlık kurulur. Bacakların çizme içinde ezilmesi, sevginin karşılık bulmamasıyla yaşanan tükenmişliği somutlaştırır; yani duygusal ıstırap görünür fiziksel izler bırakmış gibidir.
Dickens'ın anlatım tarzında mizah çoğu zaman acıyı hafifletir; burada da ciddi bir duygusal durum, abartılı bir beden imgesiyle okura sunulur. Söz, karşılıksız sevginin yalnızca içsel bir hüzün olmadığını, insanı bütünüyle yoran bir deneyim olduğunu ima eder.
Bugünün okuruna ise duygusal yüklerin çoğu zaman gözle görülmediğini, ancak yaşayan kişide derin izler bırakabildiğini hatırlatır. İfadenin yarı şakacı tonu, hayal kırıklığını anlatmanın bir savunma biçimi olabileceğini de düşündürür.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Charles Dickens'ın 1846'da yayımlanmaya başlayan "Dombey and Son" (Dombey ve Oğlu) adlı romanının 48. bölümünde geçer. Roman, Dombey ailesi ve özellikle gururlu tüccar Paul Dombey'in hikâyesini anlatırken toplumsal sınıf, aile ve duygusal ihmal temalarını işler. Alıntı, romandaki bir karakterin karşılıksız duygularını alaycı bir dille anlattığı diyalogdan bir parçadır.
Kaynak
- Eser: Dombey and Son (1846)
- Künye: Ch. 48
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ne yapılması gerekirse gereksin, Dolambaçlı Bürokrasi Dairesi, tüm kamu dairelerinden önce, "BUNU NASIL YAPMAMALI"yı sezme sanatında öndeydi.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Pip, sevgili dostum, hayat birbirine kaynaklanmış pek çok ayrılıktan oluşur...”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bay Augustus Minns bekârdı; kendi deyişiyle kırk yaşlarındaydı, arkadaşlarının deyişiyle kırk sekiz yaşlarındaydı. Her zaman son derece temiz, titiz ve derli topluydu; belki biraz kendini beğenmişti ve dünyadaki en içine kapanık adamdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Yaratılmış nesneler arasında en derin ve en katıksız dehşetle baktığı iki sınıf vardı: köpekler ve çocuklar. Sevgisiz biri değildi, ama her an bir köpeğin idamını ya da bir bebeğin öldürülmesini en canlı memnuniyetle seyredebilirdi. Onların alışkanlıkları, düzen sevgisiyle çelişiyordu; düzen sevgisi ise yaşam sevgisi kadar güçlüydü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Aşk, bir yaz gününün ılık nefesi gibi geçip gidecek bir duygu değildir; bir kenara bırakılamaz — bırakılamaz; unutulacak ya da gizlenecek bir şey değildir. Kalbe yapışır, ah vay halime! Sarmaşığın yaşlı meşe ağacına yapıştığı gibi. Aşk, şeref, şöhret ya da altın hırsı gibi dünyevi kalıptan bir tutku değildir: Çünkü bütün bu istekler sönüp gittiğinde, daha parlak bir günün derin ve güçlü aşkı, gizliden beslense de daha çok kemirir; tıpkı yavaş pasın demirin özüne işlemesi gibi.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Ruh ateşi muhabbet mumuyla tutuştuğu ve dostluk kanadı hiç tüy dökmediği sürece ne önemi var! Ruh gül renkli şarapla genişlediği ve şu anki vakit varoluşumuzun en az mutlu anı olduğu sürece ne önemi var!”
— Charles Dickens (1812 – 1870)