Ünlü söz
“Aşk, bir yaz gününün ılık nefesi gibi geçip gidecek bir duygu değildir; bir kenara bırakılamaz — bırakılamaz; unutulacak ya da gizlenecek bir şey değildir. Kalbe yapışır, ah vay halime! Sarmaşığın yaşlı meşe ağacına yapıştığı gibi. Aşk, şeref, şöhret ya da altın hırsı gibi dünyevi kalıptan bir tutku değildir: Çünkü bütün bu istekler sönüp gittiğinde, daha parlak bir günün derin ve güçlü aşkı, gizliden beslense de daha çok kemirir; tıpkı yavaş pasın demirin özüne işlemesi gibi.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
Love is not a feeling to pass away, Like the balmy breath of a summer day; It is not — it cannot be — laid aside; It is not a thing to forget or hide. It clings to the heart, ah, woe is me! As the ivy clings to the old oak tree. Love is not a passion of earthly mould, As a thirst for honour, or fame, or gold: For when all these wishes have died away, The deep strong love of a brighter day, Though nourished in secret, consumes the more, As the slow rust eats to the iron’s core.
Ne anlatıyor?
Bu şiirsel dizede aşk, geçici bir duygu ya da dünyevi bir hırs olarak değil, insanın içine işleyen, sökülüp atılamayan bir güç olarak anlatılır. İlk bölümde aşk, sarmaşığın meşe ağacına sarılmasına benzetilir: tıpkı sarmaşığın ağacın gövdesine tutunması gibi, aşk da kalbe tutunur ve oradan kolayca sökülemez. Bu imge, bağlılığın hem güçlü hem de kaçınılmaz yanını vurgular.
İkinci bölümde aşk; şeref, şöhret ve altın hırsı gibi dünyevi tutkulardan ayrılır. Bunlar zamanla sönebilir; oysa derin aşk, dışarıdan görünmese bile içten içe güçlenir. "Yavaş pasın demirin özüne işlemesi" benzetmesi, aşkın sessiz ama yıpratıcı, aynı zamanda kalıcı etkisini anlatır. Bu, aşkın yalnızca mutluluk veren değil, aynı zamanda insanı içten içe tüketebilen yanını da kabul eden bir bakıştır.
Dickens'ın gençlik dönemi eserlerinden olan bu şarkı, Victoria döneminin duygusal ve melodramatik üslubunu yansıtır. Aşkın kalıcılığı, bağlılığın kaçınılmazlığı ve gizli duyguların yoğunluğu gibi temalar, dönemin popüler edebiyat anlayışıyla uyumludur.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Eser: in (1836)
- Künye: Lucy's Song in The Village Coquettes (1836); later published in The Poems and Verses of Charles Dickens (1903)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“…bütün dünyadaki hiçbir öksüz, yaşayan bir ebeveynin sevgisinden yoksun kalmış bir çocuk kadar terk edilmiş olamaz.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Çizmelerimi çıkardığımda bacaklarımı görebilseydin, karşılıksız sevginin ne olduğuna dair bir fikir edinirdin.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Nefretle dolu bir dünyada yine de umut etmeye cesaret etmeliyiz. Öfkeyle dolu bir dünyada yine de teselli etmeye cesaret etmeliyiz. Umutsuzlukla dolu bir dünyada yine de hayal kurmaya cesaret etmeliyiz. Ve güvensizlikle dolu bir dünyada yine de inanmaya cesaret etmeliyiz.”
— Michael Jackson (1958 – 2009)
“Avuç dolusu zambaklar verin.”
— Virgil (MÖ 70 – MÖ 19)
“İnsan sevgisinden daha önemli herhangi bir şeyin var olduğu, bir saatliğine ve tek bir istisnai durumda bile kabul edilebilirse, kendini suçlu saymadan insanlara karşı işlenemeyecek hiçbir suç kalmaz.”
— Lev Tolstoy (1828 – 1910)
“Samimî dostlar sevdikleri tarafından bir işkenceye mahkûmdurlar ve bu işkence de sevdiklerinin dertlerini dinlemektir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)