Ünlü söz
“Ödeyemeyen biri, ödeyebileceğine kefil olması için ödeyemeyen başka birini bulur. İki tahta bacaklı birinin, iki gerçek bacağı olduğuna kefil olması için iki tahta bacaklı başka birini bulması gibi. İkisini de yürüyüş yarışı yapabilecek hale getirmez.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
A person who can't pay, gets another person who can't pay, to guarantee that he can pay. Like a person with two wooden legs getting another person with two wooden legs, to guarantee that he has got two natural legs. It don't make either of them able to do a walking match.
Ne anlatıyor?
Dickens bu sözüyle kredi ve kefalet sisteminin mantıksızlığını çarpıcı bir benzetmeyle anlatır. Ödeme gücü olmayan iki kişinin birbirine kefil olması, ne birinin ne de diğerinin mali durumunu gerçekten iyileştirir. Tahta bacak benzetmesi, bu durumun sahte bir güvence yarattığını; kâğıt üzerinde bir yükümlülük oluşsa da gerçekte hiçbir şeyin değişmediğini mizahi bir biçimde ortaya koyar.
Sözün alt metninde, dönemin borçlanma ve iflas uygulamalarına yönelik bir toplum eleştirisi vardır. Dickens, borçlular hapishanesinde geçen kendi çocukluk deneyimlerinden de bildiği bu dünyada, yoksulların sırtından dönen sahte güvence mekanizmalarını yakından gözlemlemiştir. Kefalet, görünüşte bir çözüm gibi sunulur ama aslında sorunun yalnızca üstünü örter.
Bugün de bu benzetme, finansal sistemlerdeki zincirleme borçlanma, teminat şişkinlikleri ve birbirini ayakta tutmaya çalışan ödeme gücü zayıf taraflar için geçerliliğini koruyan bir hicivdir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Dickens'ın Little Dorrit romanının birinci kitabının 23. bölümünde geçer. Roman boyunca borç, iflas ve mali yükümlülükler önemli bir izlektir; Dickens, dönemin İngiltere'sindeki borç yasalarını ve hapishanelerini eleştirel bir gözle işler. Bu benzetme, romanın mali açıdan çaresiz karakterlerinden birinin ağzından, kefillik kurumunun pratikteki anlamsızlığını vurgulamak için kullanılır.
Kaynak
- Eser: Little Dorrit (1855)
- Künye: Bk. I, Ch. 23
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ah, bırakalım mesleklerimizi sevelim, Beyefendiyi ve akrabalarını takdis edelim, Günlük tayınımızla yaşayalım, Ve her zaman haddimizi bilelim.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Yaratılmış nesneler arasında en derin ve en katıksız dehşetle baktığı iki sınıf vardı: köpekler ve çocuklar. Sevgisiz biri değildi, ama her an bir köpeğin idamını ya da bir bebeğin öldürülmesini en canlı memnuniyetle seyredebilirdi. Onların alışkanlıkları, düzen sevgisiyle çelişiyordu; düzen sevgisi ise yaşam sevgisi kadar güçlüydü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Aydınlık eski gün yeniden doğuyor; çığlık yankılanıyor ülkede, İngiltere'de pahalı ekmek olacak—İrlanda'da kılıç ve kızgın demir; Ve yoksulluk ve cehalet zengini ve soyluyu büyütecek, Öyleyse toplanın yöneticilerin etrafına, o nazik demir elleriyle, O güzelim eski İngiliz Muhafazakâr günlerinin; Selam olsun gelecek zamana!”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kadar yoğunlaşmış sıkıcı insan topluluğunun bütün yeryüzünde var olduğuna inanmadığımı söylerken tamamen ciddiyim. Buraya gelmeden hiç kimse bu kelimenin gerçek anlamı hakkında yeterli bir fikir edinemez.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Paranın satın alabileceği nezaket, hiç parası olmayanlara nadiren gösterilir.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bay Augustus Minns bekârdı; kendi deyişiyle kırk yaşlarındaydı, arkadaşlarının deyişiyle kırk sekiz yaşlarındaydı. Her zaman son derece temiz, titiz ve derli topluydu; belki biraz kendini beğenmişti ve dünyadaki en içine kapanık adamdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)