Ünlü söz
“Yasanın bittiği yerde tiranlık başlar.”
— John Locke (1632 – 1704)
İngilizce aslı
Wherever Law ends, Tyranny begins.
Ne anlatıyor?
Locke'un bu özlü sözü, siyaset felsefesinin en bilinen ifadelerinden biridir. Anlamı açıktır: İktidarın yasanın çizdiği sınırlar içinde kaldığı yerde özgürlük ve hukuk geçerlidir; iktidar bu sınırları aştığı, yasa tanımaz hale geldiği anda ise tiranlık başlar. Yasa, yönetilenleri olduğu kadar yönetenleri de bağlayan ortak bir çerçevedir.
Locke'a göre yasa, bireylerin haklarını keyfi güç kullanımına karşı koruyan bir kalkandır. Yönetici yasaya uyduğu sürece otoritesi meşrudur; yasayı çiğnediği ya da görmezden geldiği anda kendi meşruiyetini yitirir ve bir tirana dönüşür. Burada yasa, toplumun üzerinde anlaştığı rasyonel düzenin ifadesidir.
Bu fikir, hukuk devleti (rule of law) anlayışının özünü oluşturur. Günümüzde de bu söz, iktidarın keyfi davranışlarının, hukuksuz uygulamaların ve anayasasızlaşmanın eleştirisinde sıkça başvurulan güçlü bir formüldür. Yasanın üstünlüğü ilkesinin, özgürlüğün ve adaletin güvencesi olduğunu hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Locke'un 1689 tarihli "Two Treatises of Government" adlı eserinin ikinci bölümü olan "Sivil Yönetim Üzerine İkinci İnceleme"nin 202. paragrafından alınmıştır. Eser, 1688 Muhteşem Devrimi'nin ardından mutlak monarşiye karşı hukuk ve sınırlı iktidar düşüncesini savunmak amacıyla yazılmıştır.
Kaynak
- Eser: Two Treatises of Government (1689)
- Künye: Second Treatise of Government, Sec. 202
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/John_Locke
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Katoliklerin de başkaları kadar iyi tebaa olabilecekleri varsayılabiliyorsa, onlara da eşit biçimde hoşgörü gösterilebilir... Eğer hükümdar tüm tebaayı eşit biçimde destekler ve görevlendirirse, Katoliklerin de eşit bir hakkı olur.”
— John Locke (1632 – 1704)
“Mutlak, keyfi iktidardan bu özgürlük, insanın kendini koruması için o kadar zorunludur ve onunla o kadar sıkı bağlıdır ki, insan ondan ancak kendini korumasını ve yaşamını birlikte kaybettiğinde ayrılabilir. Çünkü kendi yaşamı üzerinde iktidarı olmayan insan, ne bir sözleşmeyle ne de kendi rızasıyla kendisini kimseye köle edebilir, ne de bir başkasının, dilediği zaman yaşamını elinden alacak mutlak, keyfi iktidarı altına girebilir.”
— John Locke (1632 – 1704)
“Yeryüzü ve aşağı düzeydeki bütün yaratıklar bütün insanlara ortak olsa da, her insanın kendi kişiliği üzerinde bir mülkiyeti vardır. Bunda kendisinden başka hiç kimsenin hakkı yoktur.”
— John Locke (1632 – 1704)
“İnsanlar, söylendiği gibi, doğaları gereği özgür, eşit ve bağımsız olduklarından, hiç kimse kendi rızası olmadan bu durumdan çıkarılıp bir başkasının siyasal iktidarına tabi kılınamaz.”
— John Locke (1632 – 1704)
“Ve yasa yapma gücüne sahip olan aynı kişilerin, bu yasaları uygulama gücünü de ellerinde bulundurmaları, insan zafiyeti için fazla büyük bir ayartı olabileceğinden — ki bu zafiyet iktidara sarılmaya yatkındır — böylece kendilerini yaptıkları yasalara itaatten muaf tutabilir, yasayı hem yapılışında hem uygulanışında kendi özel çıkarlarına uydurabilirler...”
— John Locke (1632 – 1704)
“Ama insanları isyancı kaynaşmalara toplayan yalnızca tek bir şey vardır: baskı.”
— John Locke (1632 – 1704)