Ünlü söz
“Yeryüzü ve aşağı düzeydeki bütün yaratıklar bütün insanlara ortak olsa da, her insanın kendi kişiliği üzerinde bir mülkiyeti vardır. Bunda kendisinden başka hiç kimsenin hakkı yoktur.”
— John Locke (1632 – 1704)
İngilizce aslı
Though the Earth, and all inferior Creatures be common to all Men, yet every Man has a Property in his own Person. Thus no Body has any Right to but himself.
Ne anlatıyor?
Bu söz, Locke'un mülkiyet kuramının temel önermesini ortaya koyar. Ona göre doğa durumunda toprak ve diğer doğal kaynaklar ortaktır, ancak insanın kendi bedeni ve kişiliği üzerindeki mülkiyeti mutlaktır. Bu, mülkiyet hakkının ilk ve en temel biçimidir. Kişi kendi bedenine, emeğine ve dolayısıyla emeğinin ürününe sahiptir. Bu önerme, Locke'un daha sonra geliştireceği "emek-değer kuramı"nın zeminini oluşturur.
Locke burada özgürlük ile mülkiyet arasındaki ilişkiyi de gösterir. İnsanın kendi kişiliği üzerindeki mülkiyeti, onun hiç kimsenin keyfi iradesine tabi olmamasının garantisidir. Kendi bedeni ve kişiliği üzerinde başkasının hak iddia edememesi, insanın özerkliğinin ve onurunun temelidir. Lockecı anlayışta "mülkiyet" kavramı yalnızca eşyayı değil, yaşam, özgürlük ve kazanımları da içine alan geniş bir anlam taşır.
Bu düşünce, bireysel haklar ve kişi dokunulmazlığı düşüncesinin felsefi temellerinden biri olmuştur. İnsanın kendi bedeni üzerindeki hak sahipliği, hem köleliğe hem de mutlak yönetimin bireyi bir araç gibi kullanmasına karşı güçlü bir argüman sağlar. Bugün de kişisel özerklik, beden bütünlüğü ve insan onuru tartışmalarında bu önerme referans noktası olmayı sürdürür.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu pasaj, "Yönetim Üzerine İki İnceleme"nin (1689) ikinci incelemesinin V. bölümünde, mülkiyet üzerine bölümde yer alır. Locke burada mülkiyet hakkının doğal temelini açıklarken, ortak dünya kaynaklarından bireysel mülkiyetin nasıl meşru biçimde türediğini göstermeye çalışır. Bu bölüm, daha sonra Adam Smith'i ve klasik liberal geleneği etkileyecek olan emek-değer kuramının klasik ifadesini içerir.
Kaynak
- Eser: Two Treatises of Government (1689)
- Künye: Second Treatise of Government, Ch. V, sec. 27
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/John_Locke
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ama insanları isyancı kaynaşmalara toplayan yalnızca tek bir şey vardır: baskı.”
— John Locke (1632 – 1704)
“Katoliklerin de başkaları kadar iyi tebaa olabilecekleri varsayılabiliyorsa, onlara da eşit biçimde hoşgörü gösterilebilir... Eğer hükümdar tüm tebaayı eşit biçimde destekler ve görevlendirirse, Katoliklerin de eşit bir hakkı olur.”
— John Locke (1632 – 1704)
“İnsanların eylemlerinin, düşüncelerinin en iyi yorumcuları olduğunu her zaman düşünmüşümdür.”
— John Locke (1632 – 1704)
“Mutlak, keyfi iktidardan bu özgürlük, insanın kendini koruması için o kadar zorunludur ve onunla o kadar sıkı bağlıdır ki, insan ondan ancak kendini korumasını ve yaşamını birlikte kaybettiğinde ayrılabilir. Çünkü kendi yaşamı üzerinde iktidarı olmayan insan, ne bir sözleşmeyle ne de kendi rızasıyla kendisini kimseye köle edebilir, ne de bir başkasının, dilediği zaman yaşamını elinden alacak mutlak, keyfi iktidarı altına girebilir.”
— John Locke (1632 – 1704)
“İnsanlar, söylendiği gibi, doğaları gereği özgür, eşit ve bağımsız olduklarından, hiç kimse kendi rızası olmadan bu durumdan çıkarılıp bir başkasının siyasal iktidarına tabi kılınamaz.”
— John Locke (1632 – 1704)
“Sizde olduğu gibi zarif bir genç hanımda bir araya gelen nükte ve iyi huy, bildiğimiz bir meleğin en iyi benzerini oluşturur; ve böyle olağanüstü bir kişinin sohbeti ve dostluğuyla kutsanmış olan kişi, bu dünyada cennetten geriye kalan her şeyin tadını çıkarır.”
— John Locke (1632 – 1704)