Ünlü söz
“'İman', neyin doğru olduğunu bilmek istememe demektir.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
Almanca aslı
»Glaube« heißt Nicht-wissen-wollen, was wahr ist.
Ne anlatıyor?
Nietzsche için iman, bilginin karşısına konan bir haldir. Burada iman, yalnızca kanıtlanamayan bir şeye güvenmek olarak tanımlanmaz; daha keskin biçimde, doğruyu arama isteğinden vazgeçmek olarak tanımlanır. 'Nicht-wissen-wollen' ifadesi, bir bilgisizlik durumundan çok bilinçli bir kaçınmayı ima eder: İnanan kişi, hakikati öğrenmek istemez çünkü öğrenmek, inancını riske atmak anlamına gelebilir.
Bu düşünce, Nietzsche'nin hakikati araştırmayı en yüksek değerlerden biri sayan genel felsefi tavrıyla uyumludur. Ona göre dürüstlük ve sorgulama, insanın kendine karşı temel sorumluluğudur. İman ise bu sorumluluktan feragat etmektir. Bu yüzden cümle yalnızca dinî inancı değil, her türlü dogmatik bağlılığı hedef alır: Bir düşünceyi sırf rahatlatıcı olduğu için sorgulamadan benimsemek, Nietzsche'nin gözünde entelektüel bir zayıflıktır.
Söz, bugün özellikle bilgiye erişimin çok kolay olduğu ama buna karşın yanlış bilginin de hızla yayıldığı bir çağda yeniden anlam kazanır. Doğruyu aramanın zahmetine girmek yerine hazır cevaplara tutunmanın bedeli üzerine düşündürür.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Nietzsche'nin Der Antichrist adlı eserinin 52. bölümünden alınmıştır. Eserde iman kavramı, dinî bağlamın ötesine taşınarak bir tür bilgi ve doğruluk reddi olarak ele alınır. Nietzsche bu bölümde teolojinin ve dinî inancın hakikat karşısındaki tutumunu eleştirir; imanı, sorgulamaya ve bilmeye karşı bir kayıtsızlık olarak konumlandırır.
Kaynak
- Eser: Der Antichrist
- Künye: Kapitel 52
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Friedrich_Nietzsche
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Kör öğrenciler olmadan bir insanın ve eserinin etkisi hiçbir zaman büyük olmamıştır. Bir bilgiyi zafere ulaştırmak çoğu zaman yalnızca şu anlama gelir: onu aptallıkla öyle evlendirmek ki, aptallığın ağırlığı bilgi için de zaferi zorlasın.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Kanaatler, hakikatin yalanlardan daha tehlikeli düşmanlarıdır.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Bilge kişi gökbilimci olarak. - Yıldızları hâlâ "üstünde" bir şeyler olarak hissettiğin sürece, henüz bilen kişinin bakışına sahip değilsin demektir.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Halk, bulanık suda balık avlayanı, derinlikten çekip çıkaranla kolayca karıştırır.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Bıkkınlık verecek kadar tüketilmiş şu iyimserlik ve kötümserlik sözcüklerini bir kenara atın! Çünkü onları kullanma nedeni her geçen gün daha da ortadan kalkıyor: bugün yalnızca gevezelerin onlara hâlâ kaçınılmaz biçimde ihtiyacı var.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“İyi ve Kötü denen eski bir kuruntu vardır. Bu kuruntunun tekerleği şimdiye dek falcılar ve yıldız okuyucular etrafında dönmüştür.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)