Ünlü söz
“Bununla birlikte, insanlar Komünizm, Faşizm ya da her neyse, ancak eşit bir fanatizm geliştirirsek onlarla savaşabileceğimizi söylediklerinde her zaman karşı çıkarım. Bana öyle geliyor ki fanatiği tam da kendisi fanatik olmayarak, tersine kendi zekâsını kullanarak alt eder insan.”
— George Orwell (1903 – 1950)
İngilizce aslı
I always disagree, however, when people end up saying that we can only combat Communism, Fascism or what not if we develop an equal fanaticism. It appears to me that one defeats the fanatic precisely by not being a fanatic oneself, but on the contrary by using one's intelligence.
Ne anlatıyor?
Orwell burada, totaliter ideolojilere karşı verilecek mücadelenin onların yöntemlerini taklit etmek zorunda olmadığını savunur. Ona göre fanatizm, kendi başına bir hastalıktır; Komünizm ya da Faşizm bu hastalığın yalnızca farklı görünümleridir. Eğer bu ideolojilerle savaşan kişi de aynı katılık, gözü kapalı bağlılık ve akıl dışı coşkuyla hareket ederse, karşı çıktığı şeye dönüşmeye başlar. Bu yüzden asıl direniş, fanatik olmayı reddetmekte ve meseleleri soğukkanlılıkla, zekâyla değerlendirmekte yatar.
Bu düşünce Orwell'in genel entelektüel tutumuyla da uyumludur. O, totalitarizme karşı en güçlü silahın bireyin bağımsız düşünme yetisi ve ahlaki dürüstlüğü olduğunu tekrar tekrar dile getirmiştir. Örneğin, dilin siyasi propagandayla nasıl çarpıtıldığını anlattığı yazılarında da benzer bir noktaya vurgu yapar: Düşünceyi basitleştiren sloganlar ve dogmalar, bireyi fanatizme sürükler; bunlara direnmek ise açık, net ve bağımsız düşünmeyle mümkün olur.
Bugünün okuru için bu söz, kutuplaşmış siyasi ve ideolojik tartışmalarda önemli bir uyarı niteliği taşır. Bir davaya haklı olduğu için değil, fanatik olmayı reddettiği ve aklını kullandığı için saygı duymak gerektiğini hatırlatır. Karşıt görüşe sahip olanların yöntemlerini benimsemek, kısa vadede güç kazandırsa da uzun vadede insanın kendi değerlerini aşındırır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Orwell'in 3 Mart 1949 tarihinde arkadaşı Richard Rees'e yazdığı bir mektuptan alınmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasının ideolojik gerilimleri içinde Orwell, totaliter eğilimlere karşı demokratik ve akılcı bir tutumun korunması gerektiğini savunmaktaydı. Mektup, 1968'de yayımlanan toplu eserlerinin dördüncü cildinde yer almıştır.
Kaynak
- Eser: The Collected Essays, Journalism and Letters of George Orwell (1968)
- Künye: Letter to Richard Rees (3 March 1949), The Collected Essays, Journalism and Letters of George Orwell, Vol. 4: In front of your nose, 1945-1950 (1968), ed. Sonia Orwell and Ian Angus, p. 478
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/George_Orwell
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Konuşma, yazma ve eylem özgürlüğüne yönelik tehditler, tek başlarına ele alındığında çoğu zaman önemsiz görünse de, etkileri birikimlidir ve kontrol edilmedikleri takdirde yurttaş haklarına yönelik genel bir saygısızlığa yol açar.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Yabancı bir ülkeye karşı savaş, ancak varlıklı sınıflar bundan kâr edeceklerini düşündüklerinde çıkar.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Her savaş, geldiğinde ya da gelmeden önce, bir savaş olarak değil, cani bir deliye karşı meşru müdafaa olarak sunulur.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Asıl iş, insanların savaş propagandasını gördüklerinde tanımalarını sağlamaktır, özellikle de barış propagandası kılığına girdiğinde.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bütün inanç söylemlerinde coğrafi bir unsur vardır: Hindistan'da derin hakikatler gibi görünen şeyler İngiltere'de devasa beylik laflar gibi görünmeye meyillidir ve bunun tersi de geçerlidir. Belki de temel fark, tropikal bir güneşin altında bireyselliğin daha az belirgin görünmesi ve onun kaybının daha az önemli olmasıdır.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Dolayısıyla, Birleşik Devletler'in herhangi bir Avrupa koalisyonunu, İngiltere'yi içinden çekerek dağıtma tehlikesi her zaman mevcuttur.”
— George Orwell (1903 – 1950)