Ünlü söz
“Kader, son derece tatsız bir dizi şaka yapıyor gibiydi.”
— George Orwell (1903 – 1950)
İngilizce aslı
Fate seemed to be playing a series of extraordinarily unamusing jokes.
Ne anlatıyor?
Orwell burada kaderi, insanın çaresizliğiyle eğlenen acımasız bir güç olarak kişileştiriyor. "Tatsız şakalar" ifadesi, yaşanan aksiliklerin bir plana ya da mantığa değil, neredeyse alaycı bir rastlantısallığa bağlı olduğu hissini verir. Yoksulluk içindeki insan, hayatın kendisine bilinçli olarak oyun oynadığı duygusuna kapılır çünkü yaşadığı talihsizlikler birbirini izleyen ve giderek saçmalaşan bir zincir oluşturur.
Bu ironik bakış, Orwell'in anlatımındaki kara mizahın da bir örneğidir. Umutsuz bir durumda bile olaylara belli bir mesafeden bakabilmek, anlatıcının dayanma gücünü gösterir. Kaderin "şaka yapması" fikri, insanın kendi hayatı üzerindeki denetimini kaybettiği anlarda başvurduğu bir açıklama biçimidir: Olanları anlamlandıramayan zihin, en azından bir tür kozmik mizah duygusuyla teselli arar.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, George Orwell'in Down and Out in Paris and London adlı kitabının 7. bölümünden alınmıştır. Orwell bu bölümde, Paris'te parasız kaldığı dönemde iş bulma ve hayatta kalma çabalarının sürekli aksiliklerle kesilmesini anlatır. Yaşadığı talihsizliklerin art arda gelmesi karşısında kaderin kendisine oyun oynadığını düşünür.
Kaynak
- Eser: Down and Out in Paris and London (1933)
- Künye: Ch. 7
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/George_Orwell
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bir hava torpidosu karşısında nesnel olamazsınız. Ve bu şeylere duyduğumuz dehşet şu sonuca yol açmıştır: Eğer biri annenin üzerine bomba atarsa, git onun annesinin üzerine iki bomba at. Görünüşteki tek alternatifler, meskenleri toza çevirmek, insan bağırsaklarını dışarı saçmak ve termitle çocuklarda delikler açmak ya da bu şeyleri yapmaya senden daha hazır insanlar tarafından köleleştirilmektir; henüz kimse uygulanabilir bir çıkış yolu önermemiştir.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Hayatı gerçekte olduğu gibi düşün, hayatın ayrıntılarını düşün; sonra onda hiçbir anlam olmadığını, mezardan başka hiçbir amaç, hiçbir hedef olmadığını düşün. Elbette yalnızca budalalar, kendini aldatanlar ya da hayatları son derece şanslı olanlar bu düşünceyle yüzleşirken irkilmezler.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Hiç dikkatini çekti mi, her taş bloğunun içinde bir heykel olduğu söylendiği gibi, her şişman adamın içinde de ince bir adam vardır?”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Buna ek olarak, Sosyalistler nerede toplansa kaçıkların dehşet verici —gerçekten huzur kaçırıcı— yaygınlığı söz konusudur. İnsan bazen, sırf 'Sosyalizm' ve 'Komünizm' kelimelerinin manyetik bir güçle İngiltere'deki her meyve suyu içicisini, nüdisti, sandalet giyenini, seks manyağını, Quaker'ı, 'Doğa Tedavisi' şarlatanını, pasifisti ve feministini kendine çektiği izlenimine kapılıyor.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“İngiliz Cinayetinin Gerileyişi”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Paris'in kenar mahalleleri eksantrik insanlar için bir toplanma yeridir: Yalnız, yarı deli yaşam çizgilerine düşmüş ve normal ya da ahlaklı olmayı denemekten vazgeçmiş insanlar. Yoksulluk, paranın insanı işten kurtarması gibi, onları normal davranış standartlarından kurtarır. Otelimizdeki kiracıların bazıları, kelimelerle anlatılamayacak kadar tuhaf hayatlar yaşıyordu.”
— George Orwell (1903 – 1950)