Ünlü söz
“Tarihin öyle tuhaf bir dönemindeyiz ki devrimcinin yurtsever, yurtseverin de devrimci olması gerekiyor.”
— George Orwell (1903 – 1950)
İngilizce aslı
We are in a strange period of history in which a revolutionary has to be a patriot and a patriot has to be a revolutionary.
Ne anlatıyor?
Orwell bu sözüyle, İkinci Dünya Savaşı'nın başlarında İngiltere'deki siyasi kimliklerin yeniden tanımlanması gerektiğini anlatıyor. Geleneksel olarak birbirine zıt görülen iki kavramı, devrimcilik ile yurtseverliği, aynı mücadele içinde birleştirmeye çağırıyor. Ona göre Nazi Almanya'sına karşı verilen savaş, yalnızca bir savunma savaşı değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüm fırsatıdır; bu yüzden devrimci bir kişi ülkesini savunmayı, yurtsever bir kişi de mevcut düzenin köklü biçimde değişmesini göze almalıdır.
Bu söz, Orwell'in dönemin sol entelektüelleriyle yaşadığı gerilimi yansıtır. Pek çok solcu, savaşı emperyalist bir çatışma olarak görüp İngiltere'nin tarafını tutmakta tereddüt ederken, Orwell İngiliz işçi sınıfının çıkarları ile faşizme karşı direnişin ayrı düşünülemeyeceğine inanıyordu. Yurtseverliği yalnızca muhafazakâr bir duygu olarak gören anlayışa karşı çıkıyor, İngiltere'yi savunmanın aynı zamanda daha eşit ve özgür bir toplum kurma mücadelesinin parçası olabileceğini ileri sürüyordu.
Bugün bu söz, siyasi kimliklerin ve kavramların katı biçimde ayrıştırıldığı dönemlerde, görünüşte zıt değerlerin nasıl ortak bir zeminde buluşabileceğine dair düşündürücü bir hatırlatmadır. Aidiyet duygusuyla toplumsal değişim talebi arasında zorunlu bir karşıtlık olmadığını, aksine kimi tarihsel anlarda bu ikisinin birbirini tamamlayabileceğini ima eder.
Hangi bağlamda söylendi?
Orwell'ın 20 Aralık 1940 tarihli The Tribune dergisine yazdığı mektuptan alınmıştır. Mektup daha sonra A Patriot After All, 1940-1941 (1999) adlı derlemede yeniden yayımlanmıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın Britanya için en kritik dönemlerinden birinde, Orwell sol çevrelerde savaşa karşı yükselen tereddütlere yanıt olarak devrimcilik ile yurtseverliğin aynı safta buluşabileceğini savunuyordu.
Kaynak
- Eser: The Tribune (1999)
- Künye: Letter to The Tribune (20 December 1940), later published in A Patriot After All, 1940-1941 (1999)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/George_Orwell
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Konuşma, yazma ve eylem özgürlüğüne yönelik tehditler, tek başlarına ele alındığında çoğu zaman önemsiz görünse de, etkileri birikimlidir ve kontrol edilmedikleri takdirde yurttaş haklarına yönelik genel bir saygısızlığa yol açar.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Yabancı bir ülkeye karşı savaş, ancak varlıklı sınıflar bundan kâr edeceklerini düşündüklerinde çıkar.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Her savaş, geldiğinde ya da gelmeden önce, bir savaş olarak değil, cani bir deliye karşı meşru müdafaa olarak sunulur.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Asıl iş, insanların savaş propagandasını gördüklerinde tanımalarını sağlamaktır, özellikle de barış propagandası kılığına girdiğinde.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bir işçi, Sendikada resmî bir göreve gelir gelmez ya da İşçi siyasetine girer girmez, istese de istemese de orta sınıflaştığı gerçeği beni yine çarpıyor. Yani burjuvaziye karşı savaşarak burjuva oluyor. Gerçek şu ki, gelirine uygun biçimde yaşamaktan ve gelirine uygun ideolojiyi geliştirmekten kaçınamıyorsun.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Dolayısıyla, Birleşik Devletler'in herhangi bir Avrupa koalisyonunu, İngiltere'yi içinden çekerek dağıtma tehlikesi her zaman mevcuttur.”
— George Orwell (1903 – 1950)