Ünlü söz
“Bir an için merdivendekiler dehşet ve korkudan kıpırdamadan kaldılar. Hemen ardından bir düzine güçlü kol duvara yüklendi. Duvar gövdesiyle birlikte yıkıldı. Zaten büyük ölçüde çürümüş ve kan pıhtılarıyla kaplanmış ceset, izleyicilerin gözleri önünde dimdik ayakta duruyordu. Başının üzerinde, kıpkırmızı açık ağzı ve tek ateşli gözüyle, kurnazlığı beni cinayete sürükleyen ve ihbar eden sesi beni cellada teslim eden o iğrenç hayvan oturuyordu. Canavarı mezarın içine duvarla örmüştüm!”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
İngilizce aslı
For one instant the party upon the stairs remained motionless, through extremity of terror and of awe. In the next, a dozen stout arms were toiling at the wall. It fell bodily. The corpse, already greatly decayed and clotted with gore, stood erect before the eyes of the spectators. Upon its head, with red extended mouth and solitary eye of fire, sat the hideous beast whose craft had seduced me into murder, and whose informing voice had consigned me to the hangman. I had walled the monster up within the tomb!
Ne anlatıyor?
Öykünün final sahnesinde anlatıcının işlediği cinayet, sakladığı cesedin ve onunla birlikte duvarın içine hapsettiği kedinin ortaya çıkmasıyla açığa çıkar. Anlatıcı, karısını öldürdükten sonra cesedi evin duvarına gömmüş, ancak ikinci kedi de bilinçsizce bu mezarın içinde kalmıştır. Kedinin duvarın arkasından çıkan sesi, cinayetin ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Bu sahne, Poe'nun sıkça işlediği 'gizlenen suçun açığa çıkması' temasını doruk noktasına taşır. Anlatıcının kendi suçunu örtme çabası, onu ihbar eden şeyin yine kendi yaptığı bir hata olmasıyla trajik bir ironi yaratır. Kedi, bir tür doğaüstü intikam aracı gibi sunulur ve anlatıcının çöküşünü tamamlar. Suç, ne kadar saklanırsa saklansın, eninde sonunda yüzeye çıkar.
Bu kapanış aynı zamanda anlatıcının kendi aklının ve vicdanının da onu ele verdiği bir tür psikolojik çözülme sahnesidir. Kedinin tek gözlü ve çığlık atan görünümü, anlatıcının suçluluğunun ve korkularının somutlaşmış halidir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu alıntı, 'The Black Cat' (Kara Kedi) öyküsünün final bölümünden alınmıştır. Polisler anlatıcının evini ararken, kedi duvarın arkasından miyavlayarak cesedin bulunmasına yol açar. Anlatıcı, karısını öldürüp duvarın içine saklamış, kedi de yanlışlıkla aynı duvar boşluğuna kapanmıştır.
Kaynak
- Eser: The Black Cat (1843)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Edgar_Allan_Poe
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Şimdi, katlandığım sefaletin tam boyutunu kavramanın imkânsız olduğunu hissediyorum.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Bir zamanlar kasvetli bir gece yarısı, bitkin ve yorgun, unutulmuş bilginin pek çok tuhaf ve eski cildi üzerine düşünürken – neredeyse uyukluyordum, başımı sallıyordum – birden bir tıkırtı geldi; sanki biri yavaşça, odamın kapısını tıklatıyordu, tıklatıyordu.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Beni hâlâ deli sanıyorsanız, cesedi saklamak için aldığım akıllıca önlemleri anlattığımda artık öyle düşünmeyeceksiniz. Gece ilerliyordu, ben de aceleyle ama sessizce çalışıyordum. Önce cesedi parçalara ayırdım. Başını, kollarını ve bacaklarını kestim.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“DOĞRU! — sinirli — çok, ama çok korkunç derecede sinirli oldum ve öyleyim; ama neden deli olduğumu söylüyorsunuz?”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“O iğrenç yaratığın yokluğunun bağrımda yarattığı derin, mutluluk verici rahatlama duygusunu anlatmak ya da hayal etmek imkansızdır. Gece boyunca ortalıkta görünmedi — böylece eve girdiğinden beri en azından bir gece derin ve huzurlu bir uyku uyudum; evet, ruhumda cinayetin yükü varken bile uyudum!”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Tanrı aşkına Montresor!”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)