Ünlü söz
“Tanrı ve ruh konularında yazılmış her şeyi okuduktan ve düşünülebilecek her şeyi düşündükten sonra, düşündüğünü söylemeye hakkı olan insan, şu sonuçla yüz yüze gelir: Bu konularda en derin düşünce, en yüzeysel duygudan en az ayırt edilebilendir.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
İngilizce aslı
After reading all that has been written, and after thinking all that can be thought on the topics of God and the soul, the man who has a right to say that he thinks at all, will find himself face to face with the conclusion that, on these topics, the most profound thought is that which can be the least easily distinguished from the most superficial sentiment.
Ne anlatıyor?
Poe burada düşüncenin derinliği ile duygunun yüzeyselliği arasındaki klasik karşıtlığı sorgular ve Tanrı ile ruh gibi metafizik konuların bu ayrımı anlamsızlaştırdığını öne sürer. Ona göre bu alanlarda ne kadar çok okunur ve düşünülürse, en incelikli felsefi çıkarımların sıradan bir inanç ya da duygusal tepkiden ayırt edilmesinin o kadar zorlaştığı noktasına varılır. Bu, bilgiçlikle alçakgönüllü imanın sözde aynı cümlelerle ifade edilebilmesi anlamına gelir.
Bu bakış açısı, Poe'nun hem bilgiye hem de duyguya mesafeli ama meraklı tutumunu yansıtır. Akıl ve analitik düşünceye büyük önem veren bir yazar olarak, sınırı da kabul eder: Bazı sorular vardır ki aklın en yüksek çabası bile onları bir adım öteye taşıyamaz. Derinlik ile yüzeysellik bu noktada birbirine değer.
Söz bugün de bilim, felsefe ve inanç arasındaki sınırlar hakkında düşünmek için geçerliliğini korur. Poe burada bir tarafı yüceltmek yerine, insanın nihai sorular karşısındaki konumunun kaçınılmaz müphemliğini dile getirir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz de Poe'nun 1844 yılında yayımlanan 'Marginalia' derlemesinde yer alır. Metin boyunca Poe, kitap kenarlarına yazılmış kısa düşünceler biçiminde felsefe, teoloji ve bilgi üzerine görüşlerini aktarır. Bu pasaj, özellikle teolojik ve metafizik konularda insan aklının sınırlarına dair bir gözlem olarak yazılmıştır.
Kaynak
- Eser: Marginalia (November 1844)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Edgar_Allan_Poe
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“O hâlde Satranç Oyuncusu'nun işleyişi ile Bay Babbage'ın hesap makinesinin işleyişi arasında hiçbir benzerlik yoktur ve eğer birincisine saf bir makine demeyi seçersek, onun, insanlığın icatları arasında kıyaslanamayacak kadar en şaşırtıcısı olduğunu kabul etmeye hazır olmalıyız.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Hristiyan âlemindeki en iyi satranç oyuncusu, satrancın en iyi oyuncusundan pek fazlası olmayabilir; ama vistteki ustalık, zihnin zihinle mücadele ettiği bütün bu daha önemli girişimlerde başarı kapasitesini ima eder.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Büyük bir kararlılıkla başmakaleye saldırdım ve baştan sona tek hece anlamadan okuyunca Çince olabileceği ihtimalini düşündüm; bu yüzden sonundan başına doğru yeniden okudum, ama sonuç bundan daha tatmin edici olmadı.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Bu adamlar, çağın aşırı saflığını bildiklerinden, zekâlarını imkânsız olasılıklar — kendi deyişleriyle tuhaf kazalar — hayal etmeye veriyorlar; ama düşünen bir zekâ için (benimki gibi," diye ekledim parantez içinde, işaret parmağımı farkında olmadan burnumun yanına götürerek,) "benimki gibi derin düşünen bir kavrayış için, son dönemde bu 'tuhaf kazalardaki' olağanüstü artışın, tuhaf kazaların en tuhaflarından biri olduğu hemen açıktır. Kendi payıma, bundan böyle 'tuhaf' olan hiçbir şeye inanmamaya niyetliyim.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Duyduğun hiçbir şeye inanma, gördüğünün ise yalnızca yarısına.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Kendimi ikna etmiş olarak, başkalarını ikna etmeye çalışmam.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)