Ünlü söz
“Eski Dünya'yı yeni felakete zorlayan hiçbir kader yoktur. İnsanlar kaderin değil, yalnızca kendi zihinlerinin tutsağıdır. Özgür olma gücünü her an kendi içlerinde taşırlar.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
İngilizce aslı
There is no fatality which forces the Old World towards new catastrophe. Men are not prisoners of fate, but only prisoners of their own minds. They have within themselves the power to become free at any moment.
Ne anlatıyor?
Roosevelt bu sözünde, insanlığın karşı karşıya olduğu büyük felaketlerin kaçınılmaz bir yazgı olmadığını, asıl belirleyici olanın insanların düşünme biçimleri ve zihinsel tutumları olduğunu vurgular. 'Kaderin tutsağı' imgesi, dış koşulların insanları eylemsizliğe mahkûm ettiği fikrine karşı çıkar; asıl hapishanenin kişinin kendi inançları, korkuları ve kalıplaşmış düşünceleri olduğunu söyler.
Söz, 1939 yılında Avrupa'da savaşın yeniden tırmanmaya başladığı bir dönemde söylenmiştir. Roosevelt, ulusların tarihsel zorunluluk bahanesiyle savaşa sürüklendiği fikrini reddeder ve sorumluluğu insan iradesine, düşünceye ve karar alma gücüne yükler. Bu, onun genel iyimser siyaset anlayışının da bir yansımasıdır: İnsanlar koşulların pasif kurbanları değil, kendi geleceklerini inşa edebilen aktif öznelerdir.
Bugün de bu düşünce, bireysel ve toplumsal düzeyde değişimin ancak zihniyetin dönüşümüyle mümkün olabileceğini hatırlatır. Ekonomik kriz, savaş ya da toplumsal çöküş gibi olgular karşısında 'başka seçenek yoktu' anlatısının ne kadar sorgulanabilir olduğunu gösterir.
Hangi bağlamda söylendi?
Roosevelt, 1939 yılında Pan Amerikan Birliği Yönetim Kurulu'na hitaben yaptığı konuşmada, İkinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde Avrupa'daki gerginliğe ve Batı dünyasının içinde bulunduğu bunalıma karşı bir umut ve irade mesajı vermiştir.
Kaynak
- Eser: Address to the Governing Board of the Pan American Union (1939)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Franklin_D._Roosevelt
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Hükümetin görevi, uygulama ve teşvik etme görevidir. Bilge bir Hükümet, bireysel başarının en iyisinin elde edilebileceği fırsatı sağlamaya çalışırken, aynı zamanda bencil insan güdülerinden kaynaklanan bu tür engelleri, bu tür adaletsizlikleri ortadan kaldırmaya çalışır. Çeşitli Hükümet kurumlarımız altındaki ortak yaşamımız, yasalarımız ve temel Anayasamız, öncelikle bireyi korumak, onun haklarını gözetmek ve onun adil ilkelerini açıklığa kavuşturmak için var olur.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“On vakanın dokuzunda, kamuoyunu etkilemeye çalışan konuşmacı ya da yazar, sakin tartışmadan haksız darbelere indiğinde rakibinden çok kendisine zarar verir. Çinlilerin bu konuda bir hikâyesi vardır — üç ya da dört bin yıllık uygarlığa dayanan bir hikâye: İki Çinli hamal bir kalabalığın ortasında hararetle tartışıyordu. Bir yabancı, hiç yumruk atılmamasına şaştığını söyledi. Çinli arkadaşı cevap verdi: "İlk vuran adam, fikirlerinin tükendiğini kabul etmiş olur."”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“Hükümetinizin elinde, Almanya'da Hitler Hükümeti tarafından hazırlanmış bir başka belge daha bulunmaktadır... Bu, mevcut tüm dinleri —Katolik, Protestan, Müslüman, Hindu, Budist ve Yahudi— ortadan kaldırmaya yönelik bir plandır. Bütün kiliselerin mallarına Reich ve onun kuklaları tarafından el konulacaktır. Haç ve dinin diğer tüm sembolleri yasaklanacaktır. Din adamları, Tanrı'yı Hitler'in üstünde tuttukları için şu anda bile pek çok korkusuz insanın işkence gördüğü toplama kampları cezasıyla susturularak, sonsuza dek ortadan kaldırılacaktır.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“Biz yalnızca Amerika için değil, bütün insanlık için bir yaşam biçimini savunuyor ve inşa ediyoruz.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“Bir ulus olarak yufka yürekli olduğumuzla övünebiliriz; ama yufka kafalı olmayı göze alamayız.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“Radikal, iki ayağını da havaya sağlamca basmış bir adamdır. Muhafazakâr, iki gayet sağlam bacağı olan ama ileri doğru yürümeyi hiç öğrenmemiş bir adamdır. Gerici, geriye doğru yürüyen bir uyurgezerdir. Liberal ise bacaklarını ve ellerini başının emrinde — başının buyruğu — kullanan bir adamdır.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)