Ünlü söz
“Bahar rüzgârında söğüt dalları binlerce, on binlerce salınır; altı yüz milyon Çinli, Shun ve Yao'ya dönüştü. Kızıl yağmur gönlünce dalgalara dönüşür; yeşil dağlar bilinçle köprülere dönüşür. Gök beş sıradağa değer, gümüş çapalar iner kalkar; yer üç ırmağa sarsılır, demir kollar savrulur. Veba tanrısına sormak isterim: Nereye gideceksin? Kâğıt kayıklar ve parlak mumlar göğü yakarak sana eşlik eder.”
— Mao Zedung (1893 – 1976)
Çince aslı
春风杨柳万千条,六亿神州尽舜尧。 红雨随心翻作浪,青山着意化为桥。 天连五岭银锄落,地动三河铁臂摇。 借问瘟君欲何往,纸船明烛照天烧。
Ne anlatıyor?
Bu şiir, salgının yenilgiye uğratılmasından sonraki coşkulu dönüşümü anlatır. İlk bölümdeki ıssız köyler ve hayalet imgelerinin yerini, bahar rüzgârında salınan söğütler ve kitlelerin yüceltilmiş imgesi alır. Şair, altı yüz milyon Çinliyi, Çin mitolojisinin efsanevi erdemli hükümdarları Shun ve Yao'ya benzeterek, halkın neredeyse kutsal bir düzeye yükseldiğini anlatır. Bu, bireysel kahramanlık yerine kitlesel dönüşümü ve halkın kendi kaderini değiştirme gücünü vurgulayan bir yaklaşımdır.
Şiirdeki 'kızıl yağmur' ve 'demir kollar' gibi imgeler, toplumsal emeğin ve devrimin doğa üzerindeki dönüştürücü etkisini anlatır. Sıradan doğa olayları bile halkın iradesiyle anlam kazanır; dağlar köprülere, yağmur dalgalara dönüşür. İnsan emeği, doğayı yeniden biçimlendiren bir güç olarak gösterilir. Bu bakış, dönemin kitlesel kalkınma ve sağlık seferberliği söylemiyle doğrudan ilişkilidir.
Şiirin sonunda veba tanrısına adeta meydan okunur: Artık ona yer yoktur ve törensel bir dille gönderilir. Kâğıt kayıklar ve yakılan mumlar, geleneksel Çin inanışındaki kötü ruhları uzaklaştırma ritüellerini çağrıştırır. Böylece hastalığın yalnızca tıbbi değil, kültürel ve simgesel olarak da toplumdan kovulduğu anlatılır. Şiir, zafer duygusunu ve halkın kolektif gücüne duyulan güveni yüceltir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu şiir, Mao'nun 1 Temmuz 1958'de yayımlanan 'Veba Tanrısına Veda' (Farewell to the God of Plague) başlıklı iki bölümlük şiirinin ikinci bölümüdür. Birinci bölümde salgının yarattığı yıkım anlatılırken, bu bölümde şistozomiyaza karşı verilen mücadelenin zaferle sonuçlanması ve toplumsal dönüşüm kutlanır.
Kaynak
- Eser: 1950s
- Künye: "Farewell to the God of Plague" (July 1, 1958)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Mao_Zedong
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Tıp eğitimi reforme edilmelidir. Esasında o kadar çok kitap okumaya hiç gerek yoktur. Hua Tuo kaç yıllık bir okul bitirmişti? Ming hanedanından Li Shizhen kaç yıllık bir okul bitirmişti? Tıp eğitiminde lise ya da ortaokul mezunu almaya hiç gerek yok. İlkokulun üst sınıflarını bitiren birinin üç yıl öğrenim görmesi yeterlidir. Asıl olan, pratik içinde öğrenmek ve gelişmektir. Böyle yetişmiş bir hekim kırsala gönderildiğinde, becerisi ne kadar sınırlı olursa olsun, şarlatan hekimlerden ve büyücü hekimlerden yine de daha iyidir; üstelik kırsal kesim onun geçimini de karşılayabilir. Ne kadar çok kitap okursan o kadar aptallaşırsın. Şu andaki muayene ve tedavi yöntemleri kırsal bölgelere hiç uygun değil. Hekim yetiştirme yöntemleri de kentler için; oysa Çin'de 500 milyondan fazla köylü var.”
— Mao Zedung (1893 – 1976)
“Devrimci savaş, kitlelerin savaşıdır; savaş ancak kitleler seferber edilerek yürütülebilir, savaş ancak kitlelere dayanılarak yürütülebilir.”
— Mao Zedung (1893 – 1976)
“Aptalların çoğunluğu yenilmezdir ve her zaman için güvence altındadır. Ne var ki onların tiranlığının dehşeti, tutarsızlıkları sayesinde hafifletilmiştir.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Organize güce karşı yalnızca organize güç vardır; ne kadar üzücü bulsam da başka bir çare görmüyorum.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Bir koyun sürüsünün kusursuz bir üyesi olabilmek için her şeyden önce bir koyun olmak gerekir.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Bütün dünya bilsin ki benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikri ve içtimai inkılap taraftarlığı. Bu noktada, yeni Türkiye topluluğunda bir ferdi, hariç düşünmek istemiyorum.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)