Ünlü söz
“Devrimci savaş, kitlelerin savaşıdır; savaş ancak kitleler seferber edilerek yürütülebilir, savaş ancak kitlelere dayanılarak yürütülebilir.”
— Mao Zedung (1893 – 1976)
Çince aslı
革命战争是群众的战争,只有动员群众才能进行战争,只有依靠群众才能进行战争。(Gémìng zhànzhēng shì qúnzhòng de zhànzhēng, zhǐyǒu dòngyuán qúnzhòng cáinéng jìnxíng zhànzhēng, zhǐyǒu yīkào qúnzhòng cáinéng jìnxíng zhànzhēng.)
Ne anlatıyor?
Mao'nun bu sözü, devrimci bir savaşın yalnızca ordular arasında geçen teknik bir mücadele değil, geniş halk kitlelerinin katılımını gerektiren topyekûn bir süreç olduğunu vurgular. İki temel fikir üzerine kuruludur: seferberlik ve dayanma. "Seferberlik", kitlelerin bilinçlendirilmesi, örgütlenmesi ve savaş çabasına aktif biçimde katılması anlamına gelir. "Dayanma" ise savaşın lojistik, istihbarat, insan gücü ve meşruiyet gibi bütün boyutlarında halkın desteğinin belirleyici olduğunu ifade eder.
Mao'nun düşüncesinde halk, savaşın hem kaynağı hem de nihai güvencesidir. Bu yaklaşım, onun gerilla savaşı stratejisiyle ve kırlardan kentlere yayılan devrimci hareket anlayışıyla doğrudan bağlantılıdır. Ordu, halktan kopuk bir aygıt değil, halkın içinde ve halkla birlikte hareket eden bir güç olarak tasarlanır.
Bugün bu söz, geniş toplumsal katılımın ve meşruiyetin uzun süreli mücadelelerdeki rolünü hatırlatır. Askerî güç kadar, halkın rızası ve desteğinin de stratejik bir kaynak olduğu fikrini yalın biçimde ortaya koyar.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Mao Zedong'un 27 Ocak 1934'te yaptığı "Kitlelerin Refahına Özen Gösterin, Çalışma Yöntemlerine Dikkat Edin" konuşmasından alınmıştır ve daha sonra "Başkan Mao'dan Seçmeler" (Küçük Kırmızı Kitap) adlı derlemenin 8. bölümüne girmiştir. Bu dönem, Çin Komünist Partisi'nin Jiangxi Sovyet bölgesinde aktif olduğu ve Kuomintang kuşatmalarına karşı direndiği yıllardır. Mao, savaşın ancak köylü kitlelerin seferber edilmesiyle kazanılabileceğini savunmuştur.
Kaynak
- Eser: Quotations from Chairman Mao Zedong (The Little Red Book)
- Künye: Chapter 8, originally published in Be Concerned with the Well-Being of the Masses, Pay Attention to Methods of Work (January 27, 1934), Selected Works, Vol. I. p. 147.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Mao_Zedong
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Tıp eğitimi reforme edilmelidir. Esasında o kadar çok kitap okumaya hiç gerek yoktur. Hua Tuo kaç yıllık bir okul bitirmişti? Ming hanedanından Li Shizhen kaç yıllık bir okul bitirmişti? Tıp eğitiminde lise ya da ortaokul mezunu almaya hiç gerek yok. İlkokulun üst sınıflarını bitiren birinin üç yıl öğrenim görmesi yeterlidir. Asıl olan, pratik içinde öğrenmek ve gelişmektir. Böyle yetişmiş bir hekim kırsala gönderildiğinde, becerisi ne kadar sınırlı olursa olsun, şarlatan hekimlerden ve büyücü hekimlerden yine de daha iyidir; üstelik kırsal kesim onun geçimini de karşılayabilir. Ne kadar çok kitap okursan o kadar aptallaşırsın. Şu andaki muayene ve tedavi yöntemleri kırsal bölgelere hiç uygun değil. Hekim yetiştirme yöntemleri de kentler için; oysa Çin'de 500 milyondan fazla köylü var.”
— Mao Zedung (1893 – 1976)
“Düşmanın karşı çıktığı her şeyi desteklemeliyiz; düşmanın desteklediği her şeye karşı çıkmalıyız.”
— Mao Zedung (1893 – 1976)
“Qu Yuan o yıl Chu Sao'yu yazdı, Elinde bir can alıcı kılıç vardı. Pel otlar çok gürdü, biber ve orkide azdı. Bir sıçrayışta on bin millik dalgalara atıldı.”
— Mao Zedung (1893 – 1976)
“Bahar rüzgârında söğüt dalları binlerce, on binlerce salınır; altı yüz milyon Çinli, Shun ve Yao'ya dönüştü. Kızıl yağmur gönlünce dalgalara dönüşür; yeşil dağlar bilinçle köprülere dönüşür. Gök beş sıradağa değer, gümüş çapalar iner kalkar; yer üç ırmağa sarsılır, demir kollar savrulur. Veba tanrısına sormak isterim: Nereye gideceksin? Kâğıt kayıklar ve parlak mumlar göğü yakarak sana eşlik eder.”
— Mao Zedung (1893 – 1976)
“Sağcılardan hoşlanırım... Sağdaki bu insanlar iktidara geldiğinde ben nispeten mutlu olurum.”
— Mao Zedung (1893 – 1976)
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)