Fıkra
İyi ki İçinde Değilmiş
Nasreddin Hoca
Nasreddin Hoca, bir gece, ay ışığında, bahçede iri yarı bir kimsenin ellerini gerip durduğunu görür. Hırsız sanır. Hemen karısını uyandırır:
– Yahu, çabuk ol, şu benim okumu, yayımı getir! der.
Hemen oku yaya sağlamca yerleştirip hızla savurur. Adamın tam göbeğinden oku yediğini görür. O koca heykel, bir anda sarsılıp yere yuvarlanır. Hoca, kapıyı sağlamca kapatıp yatar. Gün doğmadan bahçeye çıkıp baktığında gece vurduğu şeyin kendi kaftanı olduğunu görür. Meğer gündüzün karısı yıkayıp sabaha kadar kurusun diye ipe sermiş. Göbeği hizasından kaftana büyük bir delik açıldığını gören Hoca, Allah'a şükretmeye başlar. Karısı bu şükrün sebebini sorunca Hoca cevap verir:
– Karıcığım, görmüyor musun, ok nereden delip nereden çıkmış? Ya ben içinde olsaydım; ne olurdu halim benim.
Metindeki kelimelerin anlamları
- yahu
- hey, bana bak, baksana" anlamında
- cevap
- Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık; yanıt
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- tam
- Amerikan doları, para birimi $
- heykel
- [Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser; yontu, statü.
- meğer
- Önceden bilinmeyen, farkında olunmayan, sonradan anlaşılan bir durumu bildiren bir söz; meğerse, meğersem.
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- sabaha
- Yarın sabah saatlerinde.
- gündüzün
- gündüz vaktinde
- hırsız
- oltadaki asıl iğnenin yanına takılan özel iğne
- sağlamca
- Oldukça sağlam, sağlama yakın
- nereden
- Hangi yerden
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)