İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Yunus Peygamber

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Nasreddin'in babası, evlerine üç tane pişmiş balık getirmiş. Nasreddin'in annesi: –Balıkları Nasreddin gelmeden yiyelim, gelirse rahat yiyemeyiz, demiş. Tam o sırada Nasreddin kapıyı vurmuş, annesi iki balığı tahtanın altına gizlemiş ve sadece bir balığı görünür bir yere koymuş. Nasreddin bu olayları kapının arasından görmüş ve içeri girmiş. Nasreddin'in babası, konuyu dağıtmak için: –Sen Yunus Peygamber hikâyesini duymuş muydun, diye sormuş. –Benim bunu balıktan sormam gerekiyor, diyerek Nasreddin cevap vermiş ve balığın ağzına kulağını dayayıp: –Bu balık, “Yunus Peygamber zamanında ben küçüktüm, bu soruya tahtanın altındaki balıklar cevap verir.” dedi, demiş.

Fıkra açıklaması

Fıkrada Nasreddin’in babası eve üç pişmiş balık getirir. Annesi, Nasreddin gelmeden balıkları yemek ister; geldiğini görünce iki balığı tahtanın altına saklayıp birini açıkta bırakır. Nasreddin olanları kapı aralığından görür. Babası konuşmayı başka yöne çevirmek için ona Yunus Peygamber hikâyesini duyup duymadığını sorar. Sözlükte peygamber, insanlara Allah’ın emirlerini bildiren ve onları dine çağıran kimse olarak tanımlanır.

Nasreddin, soruyu açıkta duran balığa sorması gerektiğini söyler ve kulağını balığın ağzına dayar. Balığın, “Ben küçüktüm; bu soruya tahtanın altındaki balıklar cevap verir,” dediğini aktarır. Böylece saklanan balıklardan haberdar olduğunu belli eder ve anne babasının gizleme oyununu onların sözünü kullanarak açığa çıkarır. Fıkranın nüktesi, balığın konuşması değil, Nasreddin’in hazırcevaplığı ve durumu zekice tersine çevirmesidir. Fıkra, gizlenen bir gerçeğin dikkatli gözlemle anlaşılabileceğini düşündürür.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

cevap
Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık; yanıt
tam
Amerikan doları, para birimi $
tane
Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
muydun
2. tekil şahıs -di'li geçmiş zaman soru eki
sadece
yalnızca
zamanında
Eskiden
peygamber
İnsanlara Allah'ın emirlerini bildiren, onları Allah yoluna, dîne çağıran kimse

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)