Şiir
Büyük Valide
Büyük Valide
Bir cedde-i müsinne titrek, zebûn eliyle
Sallardı sâkitâne gehvâr-i hafîdi,
Gehvârenin başında ol cism-i ser sefîdi
Eyler idi ihâta bir behcet-i celîle
⁂
Lerzân olan dü desti muhtâc idi delîle;
Pejmürde bir hayâtın son şule-i ümîdi
Tahrîk ederdi ancak ol heykel-i kadîdi,
Şayân idi denilse bir şefkât-i alîle!
⁂
Bîdar olup hafidi başlar ise bükâya,
Pürçîn olan lebinden rîzân olurdu der-ân
En vapesîn nefesle bir ninni, bir hoş efgân!
⁂
Eylerdi kalbi mecbûr ol zemzeme huşû'a;
Söylerdi gökte güyâ bir dilnişîn hikâye
Bir âfitâb-ı gârib bir necm-i nev-tulû'a!
Cenab Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- güya
- sözde, sanki
- valide
- anne
- nev
- çeşit, cins, tür
- heykel
- [Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser; yontu, statü.
- ser
- baş
- afitab
- Güneş.
- hikaye
- hikâye kavramının yanlış kullanımı
- celîle
- Celâlet ve celâdet sâhibi. Azîm, mertebesi yüksek
- eliyle
- aracılığıyla, marifetiyle, tarafından
- başında
- bir şeyin sırada önde olanı, önde geleni
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)