Şiir
Hâb-ı Seherî
Hâb-ı Seherî
Süzülmede sarışın bir ziyâ-yı rûh nevâz
Latîf perdelerinden lâtif hâbgehin;
Sanırsın olmada her gûşesinde şa'şa'asâz
Eşîa-i keremi mâderâne bir nigehin,
Sevimli nazraları bir sabî-i bî-günehin!
Bu âşiyân-ı muhabbet, bu hacle-i âmâl
Miyânesinde yatar tâir-i cemâl gibi
Melek-lîkâ, sarışın bir perî-i bî emsâl
Ki bir gögüste uzanmış safâ-yı bâl gibi,
Derin derin uyur âsûde bir hayâl gibi
Alır zilâline rûy-ı hayatperverini
Şakaklarından inen gîsûvân-ı cân perver
Hîcâb-ı çeşminin altında mâî gözlerini
Görüce belli belirsiz gönül kıyas eyler:
Rakîk bir tülün altında mâî sünbüller
Olurdı mirvahazen rûyine ziyâ-yı seher;
Görünce gonce dehânında safvet-i ısbâh.
Gören bu levhâ-i ismetpenâhı zan eyler:
Tutuşmuş el ele gelmiş sepîdedem ervâh
Olur kenâr-ı firâşında zevkyâb-ı revâh!
Bu zevk ile anı elhân-ı bîmidâd uyutur;
Firaş-ı rûhudur en âremîde hissiyât;
Bu hâb içinde dil elbette derdini unutur;
Bu hâb içinde gelir sem'a şüphesiz nagamât;
Nolurdı âh, geçeydi bu hâb içinde hayât!
Vücudunun görünen kısmını nazarlardan
Esirgiyor gibi bir tatlı, sâde reng hayâ
Gelir o yattıgı penbe, hafif bisterden!
Bu penbelik ile arz-ı vücûd ider gûyâ
Revân-ı pâkini i'zâz iden güzel rü'yâ.
Nedir bu nâimenin gördügü güzel rüyâ?
Dü-çeşm-i bestesinin gördügü nedir acaba?
Zaman, zaman niçin olmakat ibtisâm nümâ?
Yumunca çeşmi- dil âşubunı o mihr-i bahâ
Görür mi âşık-ı şeb zindedârını âyâ?
Muhabbetinle senin ey perî-i hâbide!
Sabaha dek gözüme girmez oldı uyku benim!
Seni görince seher vakti hâl-i metsîde
Dedim: uyur mu aceb derd-i kalb-i pür hazinem
Anın gibi eger ola benimde bir sevenim?
Cenâb Şehabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- kenar
- bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka
- levha
- Bir yere asılmak için yazılmış yazı.
- acaba
- şüphe, kuşku
- emsal
- benzer.
- hâl
- bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı vasıfların hepsi
- zevk
- hoşa gitmek veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz
- elbette
- her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet
- aşiyan
- kuş yuvası.
- âşık
- Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse.
- hissiyat
- duygular
- şeb
- gece
- hab
- Uyku.
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- sabaha
- Yarın sabah saatlerinde.
- muhabbet
- Söyleşi, sohbet.
- altında
- sahnenin seyirciye yakın kesimi
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)