Şiir
Hakîkat-ı Sevda
Hakîkat-ı Sevdâ
-Hüseyin Cahid Bege-
Bir şübhe-i hissiyye ile dalgalanır dil;
Bir heykel-i gülrû dikilir kalb üzerinde;
İnsan bütün ahzân ü meserrâta muâdil
Bir tatlı dönüş hisseder âvâre serinde;
Her cevf-i hayâtî, sevgilen şeyden ibâret
Bir lem'a-i nev, şaşaasıyla eder ihfâ;
Bir berk arkasından ederek ömrü temâşâ
Bir müddet için göz kamaşır... İşte muhabbet!
Pek boştur o his, lâkin o boşlukla dolar dil;
Âfâk-o hayâtiyyedeki cevfi o örter;
Herkes hep o boşlukta arar bir tutacak yer
Pîrâmen-i ömründeki girdâba mukabil
Sevdâya mukabil duyulur ruhta her gâh
Bir def'i-i peyâpey ile bir cezb-i peyâpey;
Bir istiyor insan onu, bir istemiyor... Ah,
Sevmek bile dogmak gibi, ölmek gibi bir şey!
Cenab Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- afak
- Çoğul ad çekimi.; ufuklar
- nev
- çeşit, cins, tür
- temaşa
- Hoşlanarak bakma, seyretme
- his
- duygu
- def
- savma
- gâh
- ara sıra
- heykel
- [Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser; yontu, statü.
- peyapey
- arka arkaya.
- hep
- hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
- lakin
- ama
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- müddet
- süre
- sevmek
- Sevgi ve bağlılık duymak.
- herkes
- (belgisiz adıl): insanların bütünü, cümle âlem, her biri, kâinat
- muhabbet
- Söyleşi, sohbet.
- tutacak
- Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti; tutaç, tutak
- üzerinde
- üstünde
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)