Şiir
Riyâh-ı Leyâl
Riyâh-ı Leyâl[1]
Ey gizli kebûterlerin âheste sürûdu,
Ey mirvaha-i lâne-i mürgân
Ey bâd-ı hırâmân
Âfâka inince gecenin sütre-i dûdu
Başlarsın ufuktan seyelâna
Bâlîn-i cihâna
Ol dem ki olur, ey tarabâmûz-ı hayâlât
Bir nây-ı zümürrüd gibi nâlân
Destinde nihâlân..
Ol dem ki olur dest-i bilûrunda semâvât
Bir çeng-i dilâvîz-i müzehheb;
Bir ûd-ı mükevkeb..
Ol dem getir ondan bana ey bâd-ı peyemres,
Ondan bana sen gizlice bir ses,
Ey bâd-ı peyemres,
Ol dem getir ondan bana sen gizlice bir ses;
Ol dem götür ey bâd-ı şebangâh,
Benden ona bir âh!..
Bir ninni ile rûh-ı leyâli uyutursun;
Ervâha eder dâvet o ninni
Bir hâb-ı mugannî!
Bir hâb-ı mugannî ile ruhu avutursun;
Bir hâb-ı mugannîde gönüller
Rü'yâları dinler!
Ey bâd-ı mugannî ki hadâikte verirsin
Her nagmeye, her saza muâdil
Yapraklara bir dil..
Ey bâd-ı muattar ki semâdan getirirsin
Her zühreye bir nâme-i hoşbû
Bir bûse-i dilcû
Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyemres,
Ondan bana bir ses!..
Ey bâd-ı peyemres getir ondan bana bir ses;
Yahut götür, ey bâd-ı şebangâh
Benden ona bir âh!..
Ey dagların en sâf ü tabiî nakarâtı,
Tekrîr-i sürûdunla agaçlar
Cûlar gibi çaglar!
Daglarda akan çeşmelerin hoş nagamâtı
Eyler seni, ey bâd-ı tabiat,
Dagdan daga davet!
Ey zemzeme-i fermâ-yı serâheng-i sahârî
Her sudan edersin dil ü câne
Îsâl-i terâne!
Senden alır elhânını ebhâr ü mecâri;
Her sahile bir neş'e verirsin,
Bir ses getirirsin..
Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyemres
Bir şeb getir ey bâd-ı peyemres
Ondan bana bir ses!..
Ey bâd-ı peyemres getir ondan bana bir ses;
Yahut götür, ey bâd-i şebangâh,
Benden ona bir âh!..
Mizmâr-ı serâdan gelen âsûde nevâlar,
Cûlardaki sâzende hayâlât
Daglardaki esvât,
Ebhâr ü sevâhildeki bîhûde sadâlar
Vermez dil-i şebhîzime ârâm;
Etmez beni hoşkâm!
Ben neyleyim elhân-ı yekâheng-i cihânı?..
Ey lâne-i seyyâl-i mezâhir,
Ey bâd-ı meşâcir,
Anlat bana bir dildeki âheng-i nihânı;
Gönder bana bir zemzeme-i sâf,
Bir nagme-i şeffaf...
Bir ses getir ondan bana ey bâd-ı peyemres,
Bir şeb getir ey bâd-ı peyemres,
Ondan bana bir ses,
Ey bâd-i peyemres getir ondan bana bir ses;
Yahut götür ey bâd-ı şebangâh,
Benden ona bir âh!..
Cenab Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- hayalat
- Hayaller
- seyyal
- akışkan
- sütre
- Perde, örtü
- tabiat
- doğa
- terane
- Bütün dizeleri uyaklı olan rubailere musarra rubai veya terane denir. Kafiye örgüsü: aaaa
- bad
- rüzgâr, yel
- davet
- çağrı, çağırma
- şeb
- gece
- hab
- Uyku.
- dem
- nefes, soluk
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- semavat
- Sema. C.) Gökler, semalar
- hıraman
- Üzeri, gökyüzünü göremeyecek kadar ağaç dalları ile kapanmış yol.
- sazende
- Sazcı
- gizlice
- Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak; el altından, uğrun, zuladan.
- gönder
- bayrak direği
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)