Ünlü söz
“Güvercin cezalandırırken bile sever. Kurt okşarken bile nefret eder.”
— Augustinus (354 – 430)
Latince aslı
Columba amat et quando caedit. Lupus odit et quando blanditur.
Ne anlatıyor?
Augustinus bu sözü güvercin ve kurt simgeleri üzerinden iki farklı niyet arasındaki karşıtlığı anlatır. Güvercin, Hristiyan geleneğinde saflığın, barışın ve sevginin simgesidir. Güvercinin cezalandırması ya da düzeltmesi, sevgiden kaynaklanır; amacı karşısındakine zarar vermek değil, onu iyileştirmek ve doğru yola getirmektir. Buna karşılık kurt, yırtıcılığın ve düşmanlığın simgesidir. Kurt, dışarıdan yumuşak ve sevecen görünse bile gerçek niyeti zarar vermektir.
Bu benzetme, Augustinus'un niyet ve iç dünya üzerine düşüncesini yansıtır. Ona göre bir davranışın dış görünüşü, her zaman gerçek amacını ele vermez. Sevgi dolu bir insan, gerektiğinde sert görünebilir; buna karşılık kötü niyetli biri yapmacık bir şefkat gösterebilir. Önemli olan, davranışın arkasındaki niyettir. Tanrı'nın insanları bazen acı veren olaylarla sınaması da bu sevgi dolu düzeltme anlayışıyla açıklanabilir: ceza, intikam için değil, kişiyi kurtarmak içindir.
Günümüzde bu söz, insan ilişkilerinde niyetlerin ve samimiyetin önemine dair güçlü bir hatırlatma işlevi görür. Bir davranışın yalnızca dışarıdan nasıl göründüğüne değil, arkasındaki gerçek amaca bakmak gerektiğini öğütler.
Hangi bağlamda söylendi?
Augustinus'un vaazlarından alınmıştır. Bu tür simgesel karşılaştırmalar, vaazlarında sıkça kullandığı bir öğretim yöntemidir. Güvercin ve kurt imgeleri, dinleyicilerin günlük hayattan tanıdığı canlılar üzerinden ahlaki ve dini gerçekleri anlatmayı kolaylaştırmıştır.
Kaynak
- Eser: Sermons
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Augustine_of_Hippo
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ama ben, gençliğimin daha başında sefil bir delikanlı olarak, senden iffet ve ölçülülük dilemiş ve 'Bana iffet ve ölçülülük ver, ama hemen değil' demiştim.”
— Augustinus (354 – 430)
“Dışarı çıkma, kendine dön; hakikat insanın içinde yaşar. Ve eğer kendi doğanın değişken olduğunu görürsen, kendini de aş.”
— Augustinus (354 – 430)
“İnsan, yarattıklarının bir parçası olan insan, seni övmek ister; ölümlülüğünü her yanında taşıyan, günahının tanıklığını ve kibirliye direndiğinin tanıklığını her yanında taşıyan insan; yine de seni övmek ister insan, yarattıklarının bir parçası olan insan. Sen onu, seni övmekten zevk alması için uyandırırsın; çünkü bizi kendin için yarattın ve yüreğimiz sende huzur bulana dek huzursuzdur.”
— Augustinus (354 – 430)
“İnsanlara sevgiyle, günahlara nefretle.”
— Augustinus (354 – 430)
“Tanrıma alevden bir yürek; insan kardeşime sevgi dolu bir yürek; kendime çelikten bir yürek.”
— Augustinus (354 – 430)
“Seni sevmekte geç kaldım, ey hem bu denli eski hem bu denli yeni güzellik, seni sevmekte geç kaldım! Oysa sen içerideydin, ben dışarıdaydım ve seni orada arıyordum.”
— Augustinus (354 – 430)