Ünlü söz
“Öfke nedir? İntikam arzusu. Nefret nedir? Yerleşip eskimiş öfke.”
— Augustinus (354 – 430)
Latince aslı
Quid est ira? Libido vindictae. Quid est odium? Ira inveterata.
Ne anlatıyor?
Bu söz, Augustinus'un duyguları ve ahlaki hayatı analiz eden düşünme biçiminin yoğun bir örneğidir. Öfkeyi anlık bir duygu hareketi olarak tanımlıyor; öfkenin çekirdeğinde zarar görmüşlük hissinin doğurduğu bir karşılık verme, hatta intikam alma isteği yatıyor. "Libido vindictae" yani "intikam arzusu", öfkenin kör ve tepkisel yapısını vurgular.
Nefret ise öfkenin süreklileşmiş halidir. "Ira inveterata" ifadesi, "eskimiş", "kronikleşmiş" ya da "içe işlemiş" öfke anlamına gelir. Augustinus'un tanımı iki duygu arasında bir derece farkı kurar: Öfke bir anlık alev gibidir; nefret ise o alevin zamanla kor haline gelerek insanın karakterine yerleşmiş olmasıdır. Anlık öfke belki anlaşılabilir veya geçici olabilir, ancak nefret, insanın iradesiyle beslenip sürdürülen kalıcı bir tutumdur.
Bu ayırım, ahlaki sorumluluk açısından önemlidir: Duygusal bir tepki olarak gelen öfkeyi kontrol etmek bir erdem alanıdır; ancak onu içimizde büyütüp nefrete dönüştürdüğümüzde, artık basit bir duygudan değil, yerleşik bir eğilimden söz ederiz. Sözün kısalığı ve tanım biçimi, onu yüzyıllar boyunca felsefi ve dini literatürde kalıcı kılmıştır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Augustinus'un vaazlarından biri olarak kaydedilmiştir. Augustinus, öğretisinde duyguların ahlaki analizine özel önem vermiş, özellikle öfke ve nefret gibi yıkıcı duyguların Hristiyan toplum yaşamı üzerindeki etkilerini vaazlarında işlemiştir. Kısa tanım cümleleri, sözlü anlatımda hatırlanması kolay bir üslup oluşturur.
Kaynak
- Eser: Sermons
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Augustine_of_Hippo
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ama ben, gençliğimin daha başında sefil bir delikanlı olarak, senden iffet ve ölçülülük dilemiş ve 'Bana iffet ve ölçülülük ver, ama hemen değil' demiştim.”
— Augustinus (354 – 430)
“İnsanlara sevgiyle, günahlara nefretle.”
— Augustinus (354 – 430)
“Tanrıma alevden bir yürek; insan kardeşime sevgi dolu bir yürek; kendime çelikten bir yürek.”
— Augustinus (354 – 430)
“Çünkü Sakramentin ruhsal gücü ışık gibidir: aydınlanacak olanlarca pak olarak alınır; murdar kimselerin içinden geçse bile kirlenmez.”
— Augustinus (354 – 430)
“Sabır, bilgeliğin yoldaşıdır.”
— Augustinus (354 – 430)
“Seni sevmekte geç kaldım, ey hem bu denli eski hem bu denli yeni güzellik, seni sevmekte geç kaldım! Oysa sen içerideydin, ben dışarıdaydım ve seni orada arıyordum.”
— Augustinus (354 – 430)