Ünlü söz
“Tanrı, insan insan Tanrı olsun diye insan oldu.”
— Augustinus (354 – 430)
Latince aslı
Factus est Deus homo ut homo fieret Deus.
Ne anlatıyor?
Bu söz, Augustinus'un ve genel olarak Hristiyan teolojisinin merkezinde yer alan "enkarnasyon" yani Tanrı'nın İsa Mesih'te beden alıp insan oluşu inancını özetler. Sözün mantığı şudur: Tanrı, insan doğasını üstlenerek insanlığa inmiştir; bunun amacı, insanların da Tanrı'nın doğasına, yani ölümsüz ve kutsal bir yaşama yükselmesini sağlamaktır. Burada "insanın Tanrı olması" ifadesi, insanın Tanrı ile aynı öze sahip olacağı anlamına gelmez; insanın kurtuluş yoluyla Tanrı'ya benzer bir duruma, bozulmaz ve kutsal bir yaşama kavuşmasını anlatır.
Bu düşünce, Augustinus'un kurtuluş anlayışını yansıtır. İnsan, günah nedeniyle Tanrı'dan uzaklaşmış ve ölümlü bir duruma düşmüştür. Tanrı'nın insan olması, aradaki bu uçurumu kapatmanın yoludur. Tanrı, insanı yukarı kaldırmak için önce aşağıya inmiştir. Bu karşılıklı hareket, Hristiyan inancının özünü oluşturur: alçalma ve yükselme, Tanrı'nın insana yaklaşması ve insanın Tanrı'ya yaklaşması.
Bu söz, günümüzde de Hristiyan teolojisinin en çok alıntılanan ifadelerinden biridir. İnsanın değerine ve kurtuluş umuduna dair güçlü bir mesaj taşır; insan doğasının Tanrı tarafından benimsenmesinin, insana ne kadar büyük bir onur ve umut verdiğini gösterir.
Hangi bağlamda söylendi?
Augustinus'un vaazlarından alınmıştır. Piskopos olarak görev yaptığı dönemde, Hristiyan inancının temel öğretilerini cemaatine öğretirken bu tür yoğun teolojik ifadeleri sıkça kullanmıştır. Özellikle Noel ve Paskalya dönemlerinde verdiği vaazlarda enkarnasyon öğretisini açıklarken bu tür kısa ve özlü formüller geliştirmiştir.
Kaynak
- Eser: Sermons
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Augustine_of_Hippo
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Dışarı çıkma, kendine dön; hakikat insanın içinde yaşar. Ve eğer kendi doğanın değişken olduğunu görürsen, kendini de aş.”
— Augustinus (354 – 430)
“İnsan, yarattıklarının bir parçası olan insan, seni övmek ister; ölümlülüğünü her yanında taşıyan, günahının tanıklığını ve kibirliye direndiğinin tanıklığını her yanında taşıyan insan; yine de seni övmek ister insan, yarattıklarının bir parçası olan insan. Sen onu, seni övmekten zevk alması için uyandırırsın; çünkü bizi kendin için yarattın ve yüreğimiz sende huzur bulana dek huzursuzdur.”
— Augustinus (354 – 430)
“İnsanlara sevgiyle, günahlara nefretle.”
— Augustinus (354 – 430)
“Tanrıma alevden bir yürek; insan kardeşime sevgi dolu bir yürek; kendime çelikten bir yürek.”
— Augustinus (354 – 430)
“Öyleyse inanmak için anlamaya çalışma; anlayabilmek için inan.”
— Augustinus (354 – 430)
“Seni sevmekte geç kaldım, ey hem bu denli eski hem bu denli yeni güzellik, seni sevmekte geç kaldım! Oysa sen içerideydin, ben dışarıdaydım ve seni orada arıyordum.”
— Augustinus (354 – 430)