Ünlü söz
“Yazık, yazık, çok geç!”
— Ludwig van Beethoven (1770 – 1827)
Almanca aslı
Schade, schade, zu spät!
Ne anlatıyor?
Bu kısa cümle, Beethoven'in yaşamının son anlarında dahi mizah duygusunu ve yaşama tutunma arzusunu kaybetmediğini gösteren dokunaklı bir kayıttır. Sözün bağlamı, ağır hasta yatan bestecinin kendisine gönderilen son şarap sevkiyatını artık içemeyecek durumda olduğunu fark etmesidir. "Yazık, yazık, çok geç!" derken, yalnızca kaçırılan bir içkiyi değil, aynı zamanda bedenin artık yaşamın küçük zevklerine kapanmasını ifade eder.
Bu sözün gücü, büyük bir dehanın son anlarını insani bir detay üzerinden yakalamasındadır. Ölüm döşeğindeki bir insanın aklına gelen şeyin şarap olması, trajik olduğu kadar derinden insani bir andır. Beethoven'in burada abartılı bir veda ya da büyük bir sanatsal bildiri bırakmak yerine, gündelik bir isteğin artık imkânsızlaştığını fark etmesi, ölümün hayatı nasıl sıradan ayrıntılardan geri çektiğini gösterir.
Söz, bugün okura şunu düşündürebilir: İnsanın son anlarında bile zevk, istek ve hayal kırıklığı duyguları canlı kalır. Büyük sanatçıyı insan olarak görmemizi sağlayan bu küçük an, ölüm karşısında herkesin eşitlendiği gerçeğini de sessizce hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözler, Beethoven'in 26 Mart 1827'deki son sözleri olarak kaydedilmiştir. Kendisine gelen son şarap gönderisini artık içemeyeceğini anlayınca söylediği aktarılır.
Kaynak
- Künye: Letzte Worte, er kann die letzte Lieferung Wein nicht mehr genießen, 26. März 1827
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Ludwig_van_Beethoven
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Zorunlu mu? Zorunlu.”
— Ludwig van Beethoven (1770 – 1827)
“Ah, saçma. Ben asla şan ve şeref için yazmayı düşünmedim. Yüreğimdeki dışarı çıkmalı, bu yüzden yazıyorum.”
— Ludwig van Beethoven (1770 – 1827)
“Ama burada mezarda bulunandan / Daha korkunç bir şey var — / Aklı kaçmış bir insan bedeni, / Zavallı hayat sürerken. Zavallı Matthew! Bir zamanlar parlak deha sahibi, / Talihin kayırdığı bir çocuk — / Şimdi sonsuza dek kilitli, zihinsel gecede, / Yabani, bitkin bir deli.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)
“Seyahat etmeyi severim, ama varmaktan nefret ederim.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Masaldaki adamın dokunduğu her şey nasıl altına dönüşüyorsa, bende de her şey gazete gürültüsüne dönüşüyor.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Düşünceli adımlarla tarlalarda dolaşıyorum, / Ve boş odalarda gidip geliyorum; / Ve hissediyorum (ölülerin yoldaşı olarak) / Mezarlarda yaşadığımı.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)