Ünlü söz
“Masaldaki adamın dokunduğu her şey nasıl altına dönüşüyorsa, bende de her şey gazete gürültüsüne dönüşüyor.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
Almanca aslı
Wie bei dem Mann im Märchen alles zu Gold wurde, was er berührte, so wird bei mir alles zum Zeitungsgeschrei.
Ne anlatıyor?
Einstein bu sözünde, Kral Midas'ın dokunduğu her şeyi altına çevirmesi mitine gönderme yapıyor. Midas için bu 'armağan' kısa sürede bir lanete dönüşmüştü; yemek yiyemez, sevdiklerine dokunamaz olmuştu. Einstein da benzer bir tuhaflığı kendi hayatında görüyor: O bilimsel bir konuya, özel bir düşünceye ya da kişisel bir ilişkiye ne kadar dokunursa dokunsun, bunun kamuoyunda, basında ve gündelik siyasette yankılanan bir 'gürültüye' dönüştüğünü söylüyor. Yani şöhretinin, en sıradan sözlerini bile haber değeri taşıyan bir olaya çevirdiğini ifade ediyor.
Sözün altında yatan duygu, ünlü olmanın getirdiği yabancılaşma ve yorgunluktur. Einstein, bilim insanı olarak sakin, derin ve ölçülü bir çalışma hayatını arzuluyor; ancak medyanın ilgisi onu sürekli bir gösteri nesnesine dönüştürüyor. Kendi kontrolü dışında her teması 'altına', yani tüketilen bir habere çevriliyor.
Bugünün okuruna bu söz, ün ve medyanın kişiyi nasıl kuşatabileceğine, özel alan ile kamusal imaj arasındaki gerilime dair çarpıcı bir içgörü sunuyor. Aynı zamanda, bir insanın kendi kimliğini ve sözlerini kamusal gürültüden koruma çabasının ne kadar zor olabileceğini de gösteriyor.
Hangi bağlamda söylendi?
Einstein bu satırları, yakın dostu ve meslektaşı fizikçi Max Born'a 9 Eylül 1920 tarihli mektubunda yazmıştır. Bu dönem, Einstein'ın genel görelilik kuramının 1919'daki güneş tutulması gözlemiyle doğrulanmasının ardından uluslararası alanda büyük bir üne kavuştuğu; ancak Almanya'da aynı zamanda bilimsel çalışmalarına yönelik ideolojik ve antisemitik saldırıların da arttığı bir sürece denk gelir. Söz, onun şöhretin getirdiği medya ilgisi ve kamuoyu baskısından duyduğu rahatsızlığı yansıtmaktadır.
Kaynak
- Eser: Weitere
- Künye: Brief an Max Born, 9. September 1920, Einstein-Archiv 8-151, zitiert nach: Max Born (Hrsg.): Albert Einstein–Max Born Briefwechsel, 1916–1955, Nymphenburger, München 1969, in: Carl Seelig (Hrsg.): "Albert Einstein. Mein Weltbild", Ullstein Verlag, Ulm 2005, Auflage, ISBN 3548367283, Seite 41
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Albert_Einstein
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bilim, uzay ve zamandaki şeylerin ve olayların karşılıklı bağlantısını belirleyen genel kurallar koymaya çalışır. Bu kurallar ya da doğa yasaları için genel ve istisnasız bir geçerlilik talep edilir – kanıtlanmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Ancak fiziğin alan kavramına, yani sürekli yapılara dayandırılamamasını kesinlikle mümkün görüyorum. O zaman kütleçekim teorisi dahil bütün hayal şatomdan geriye hiçbir şey kalmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Kütleçekim teorisinde yine bir şeyler berbat ettim; bu da beni biraz, tımarhaneye kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Bir cisim L enerjisini ışınım biçiminde verirse, kütlesi L/V^2 kadar azalır. Burada cismin alınan enerjisinin tam olarak ışınım enerjisine dönüşmesinin elbette bir önemi yoktur; öyle ki daha genel bir sonuca varılır: Bir cismin kütlesi, onun enerji içeriğinin bir ölçüsüdür.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Tanrı kurnazdır, ama kötü niyetli değildir.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Kuantum mekaniği çok saygı uyandırıcıdır. Ama içimden bir ses bunun asıl doğru olmadığını söylüyor. Bu teori çok şey sağlıyor, ama bizi İhtiyar'ın sırrına pek yaklaştırmıyor. Her hâlükârda ben, onun zar atmadığından eminim.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)