Ünlü söz
“Böcekler bile öfkelerini, dehşetlerini, kıskançlıklarını ve sevgilerini cırlayarak ifade ederler.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
İngilizce aslı
Even insects express anger, terror, jealousy, and love by their stridulation.
Ne anlatıyor?
Darwin bu sözüyle duyguları yalnızca insana ya da gelişmiş memelilere özgü bir ayrıcalık olarak görmek yerine, hayvanlar âleminin çok daha geniş bir kesimine, hatta böceklere kadar yayılan bir kapasite olarak değerlendirir. Stridülasyon, özellikle çekirge ve cırcır böceği gibi türlerde vücut parçalarının birbirine sürtülmesiyle çıkarılan sestir. Darwin, bu seslerin yalnızca mekanik bir tepki değil, duygusal durumların dışa vurumu olduğunu öne sürer. Böylece insan ve hayvan duyguları arasındaki sürekliliği vurgular; duygusal ifadenin kökenlerinin evrimsel geçmişte ortak olduğunu ima eder.
Onun bu yaklaşımı, döneminde insan merkezli düşünceye ciddi bir meydan okumaydı. Duyguların yalnızca akıl sahibi varlıklara özgü olduğu yönündeki yaygın kanının aksine Darwin, en küçük canlıların bile iç dünyalarını dışa vuran işaretler sergilediğini savunur. Bu, onun türler arası benzerlikleri anatomik yapılarla sınırlı tutmayıp davranışsal ve duygusal boyuta taşıyan genel evrim anlayışının bir parçasıdır.
Bugün bu düşünce, hayvan davranışları üzerine yapılan araştırmalarda yankısını sürdürmektedir. Modern etoloji ve sinirbilim, böceklerin çeşitli tehdit ve kur yapma davranışlarında duygusal sayılabilecek durumlarla ilişkili sinyaller ürettiğini ortaya koymuştur. Darwin'in sözü bize, duygusal yaşamı yalnızca kendi türümüze özgü saymanın dar bir bakış olduğunu ve doğada duygu ifadesinin köklerini aramanın bilimsel açıdan verimli olduğunu hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Darwin'in 1872'de yayımlanan 'İnsan ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi' adlı eserinin on dördüncü bölümünde, 'Sonuç Niteliğindeki Değerlendirmeler ve Özet' başlığı altında yer alır. Kitap, insan ve hayvanlardaki yüz ifadeleri, beden hareketleri ve sesli tepkilerin evrimsel kökenlerini inceler. Darwin, böcekler de dâhil olmak üzere birçok canlının duygusal durumlarını nasıl dışa vurduğunu göstererek, bu ifade biçimlerinin ortak atalardan miras kalmış olabileceğini savunur.
Kaynak
- Eser: The Expression of the Emotions in Man and Animals (1872)
- Künye: chapter XIV: "Concluding Remarks and Summary", page 350
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Darwin
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Kendimle ilgili aşağıdaki anlatıyı, sanki bir başka dünyada kendi hayatına geriye dönüp bakan ölü bir adammışım gibi yazmaya çalıştım. Bunu zor da bulmadım, çünkü benim için hayat neredeyse sona erdi. Yazma üslubum için özel bir çaba göstermedim.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Bir saatini boşa harcamaya cesaret eden bir adam, hayatın değerini keşfetmemiştir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Şu anda yaşamın kökenini düşünmek büsbütün saçmalık; maddenin kökenini düşünmek de bundan farksız olurdu.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Sık sık kendimi Darwin'in, bir insanın dostluklarının süresinin onun değerinin en iyi ölçülerinden biri olduğuna dair sözüne dönerken buluyorum.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“M. Perrier, yalnızca tek bir gece bir odanın kuru havasına maruz kalmalarının onlar için ölümcül olduğunu buldu. Öte yandan, birkaç büyük solucanı tamamen suya batırılmış hâlde yaklaşık dört ay canlı tuttu.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Bir solucan aniden aydınlatıldığında ve –bir dostumun kullandığı ifadeyle– bir tavşan gibi yuvasına dalıverdiğinde, ilk başta bu davranışı bir refleks olarak görmeye yöneliriz.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)