Ünlü söz
“"Bir zamanlar," dedi, "yükselen küçük yıldızını bile izlemek ve gerekirse seni gölgeleyecek bulutların hangi yönde olduğunu bilmek iyiydi. Ama bir gezegen doğdu ve sen onun ışığında kayboldun."”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
"Time was," he said, "when it was well to watch even your rising little star, and know in what quarter there were clouds, to shadow you if needful. But a planet has arisen, and you are lost in its light."
Ne anlatıyor?
Bu söz, bir insanın başkasının gölgesinde nasıl görünmez hâle gelebileceğini yıldız ve gezegen imgesiyle anlatır. Küçük bir yıldız olarak izlenmek, kişiye verilen görece bir önemi ifade eder. Oysa daha büyük ve parlak bir gezegenin doğmasıyla birlikte bu küçük ışık kaynağı artık fark edilmez olur. İnsan, bir başkasının başarısı, konumu ya da etkisi karşısında kendi değerini yitirmiş hisseder.
Burada yalnızca kıskançlık değil, aynı zamanda hiyerarşi, rekabet ve ilgi dağılımı da söz konusudur. Yıldızın takip edilmesi, ona duyulan eski ilgiyi simgeler. Gezegenin doğuşu ise bütün dikkatin yeni ve daha güçlü bir varlığa yöneldiğini gösterir. Böylece söz, insan ilişkilerindeki değişken dengeleri ve daha parlak birinin ortaya çıkmasıyla yaşanan unutuluşu dile getirir.
Dickens bu tür gök cisimleri metaforlarını, karakterlerin duygusal durumlarını hem zarif hem de acı bir biçimde ifade etmek için kullanır. Bugün de iş, aile veya toplumsal yaşamda birinin yükselişi karşısında başkalarının nasıl arka planda kalabildiğini anlatan evrensel bir durumu yansıtır.
Hangi bağlamda söylendi?
Alıntı, Dombey and Son romanının 46. bölümünde geçer. Romanın bu bölümünde, bir karakterin zaman içinde değişen konumu ve başka birinin yükselişi karşısında unutulması, gök cisimleri metaforuyla anlatılır. Dickens, dönemin toplumsal ilişkilerindeki rekabeti ve ilgi kaymalarını bu tür simgesel dille işler.
Kaynak
- Eser: Dombey and Son (1846)
- Künye: Ch. 46
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bay Augustus Minns bekârdı; kendi deyişiyle kırk yaşlarındaydı, arkadaşlarının deyişiyle kırk sekiz yaşlarındaydı. Her zaman son derece temiz, titiz ve derli topluydu; belki biraz kendini beğenmişti ve dünyadaki en içine kapanık adamdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Yaratılmış nesneler arasında en derin ve en katıksız dehşetle baktığı iki sınıf vardı: köpekler ve çocuklar. Sevgisiz biri değildi, ama her an bir köpeğin idamını ya da bir bebeğin öldürülmesini en canlı memnuniyetle seyredebilirdi. Onların alışkanlıkları, düzen sevgisiyle çelişiyordu; düzen sevgisi ise yaşam sevgisi kadar güçlüydü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kadar yoğunlaşmış sıkıcı insan topluluğunun bütün yeryüzünde var olduğuna inanmadığımı söylerken tamamen ciddiyim. Buraya gelmeden hiç kimse bu kelimenin gerçek anlamı hakkında yeterli bir fikir edinemez.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Böylesine kalabalık, bu kadar çok sayıda ve bu kadar heterojen unsurdan oluşan bir toplulukta disiplin aramak neredeyse saçma görünebilirdi; ama kusursuz bir disiplin vardı, çünkü diğer nitelikleri ne olursa olsun, Crocco hiç kuşkusuz bir 'insan yöneticisi' idi. O çetede onun sözü yasaydı ve bağlılık göstermemenin cezası ölümdü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Kötü insanlar olmasaydı, iyi avukatlar da olmazdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Birkaç bin insanın, avucunun içinde, hep birlikte kaskatı ve donmuş hâlde durması güzel bir şeydi.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)