Ünlü söz
“Felsefi insanseverlik hakkında hiçbir şey bilmem. Ama ne gördüğümü ve kendimi içinde bulduğum bu dünyada yüzüne baktığım şeyi bilirim. Ve sana şunu söylüyorum dostum: İçlerinde hiç iyilik olmayan insanlar var (ne yazık ki hem erkekler hem kadınlar). Uzlaşmasız biçimde nefret edilmesi gereken insanlar var. İnsan ırkının düşmanları olarak ele alınması gereken insanlar var. İnsan yüreği taşımayan ve vahşi canavarlar gibi ezilip yoldan çekilmesi gereken insanlar var.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
I know nothing of philosophical philanthropy. But I know what I have seen, and what I have looked in the face in this world here, where I find myself. And I tell you this, my friend, that there are people (men and women both, unfortunately) who have no good in them—none. That there are people whom it is necessary to detest without compromise. That there are people who must be dealt with as enemies of the human race. That there are people who have no human heart, and who must be crushed like savage beasts and cleared out of the way.
Ne anlatıyor?
Bu sözde Dickens, soyut bir "insan sevgisi" anlayışı yerine, doğrudan gözlemlediği kötülükten yola çıkan sert bir yargıyı dile getirir. Konuşan kişi, kötülüğün yalnızca yanlış anlaşılmadan ya da zayıflıktan kaynaklanmadığını; bazı insanlarda gerçekten düzeltilemeyecek bir kötülük bulunduğunu savunur. Bu bakış açısı, romandaki karakterlerden birinin yaşadığı hayal kırıklığının ve öfkenin dışavurumudur.
Dickens burada kendi anlatıcı sesiyle değil, roman kişisinin ağzından konuşur. Bu nedenle sözü yazarın genel dünya görüşünün bir özeti olarak okumak yanıltıcı olabilir. Yine de sözdeki "insan ırkının düşmanları" ifadesi, toplumun en zayıf ve savunmasız kesimlerini ezenlere yönelik güçlü bir öfkeyi yansıtır.
Bugün söz, merhamet ve hoşgörünün sınırları üzerine tartışmalarda sıkça karşımıza çıkan bir ikilemi hatırlatır: Herkese koşulsuz iyi niyet göstermek mi, yoksa bazı davranışları kesin biçimde reddetmek mi gerekir? Ancak "canavar gibi ezilmesi gereken insanlar" ifadesindeki sertlik, okuru bu öfkenin kendisini de sorgulamaya davet eder.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Little Dorrit'in birinci kitabının 11. bölümünde bir karakterin ağzından aktarılır. Roman, borçlular hapishanesi, bürokrasi ve toplumsal eşitsizliklerle dolu bir dünyayı resmeder. Dickens bu tür veciz ve öfkeli konuşmaları, karakterlerin çaresizliklerini ve toplumdaki adaletsizliklere karşı duydukları öfkeyi göstermek için kullanır.
Kaynak
- Eser: Little Dorrit (1855)
- Künye: Bk. I, Ch. 11
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Hiçbir şeye görünüşüne bakarak inanma; her şeye kanıta dayanarak inan. Bundan daha iyi bir kural yoktur.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bay Augustus Minns bekârdı; kendi deyişiyle kırk yaşlarındaydı, arkadaşlarının deyişiyle kırk sekiz yaşlarındaydı. Her zaman son derece temiz, titiz ve derli topluydu; belki biraz kendini beğenmişti ve dünyadaki en içine kapanık adamdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Ah, bırakalım mesleklerimizi sevelim, Beyefendiyi ve akrabalarını takdis edelim, Günlük tayınımızla yaşayalım, Ve her zaman haddimizi bilelim.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Yaratılmış nesneler arasında en derin ve en katıksız dehşetle baktığı iki sınıf vardı: köpekler ve çocuklar. Sevgisiz biri değildi, ama her an bir köpeğin idamını ya da bir bebeğin öldürülmesini en canlı memnuniyetle seyredebilirdi. Onların alışkanlıkları, düzen sevgisiyle çelişiyordu; düzen sevgisi ise yaşam sevgisi kadar güçlüydü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bağlandığım kişilerden bir şey saklamak doğamda yoktur. Kalbimi açtığım yerde dudaklarımı asla kapatamam.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Birkaç bin insanın, avucunun içinde, hep birlikte kaskatı ve donmuş hâlde durması güzel bir şeydi.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)