Ünlü söz
“John Bull adı ve unvanıyla bilinen o gülünç ırk maketini önümüze koyarak, yabancı ulusların bizi yanlış anlamasına yardım etmeye daha ne kadar devam edeceğiz biz İngilizler?”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
How much longer are we English to assist foreign nations in misunderstand us, by holding up that ridiculous lay-figure of our race known by the style and title of John Bull?
Ne anlatıyor?
Dickens bu sözde, İngilizlerin kendilerini dünyaya tanıtırken kullandıkları kaba ve karikatürize imaja itiraz eder. John Bull, İngiliz milletini temsil eden geleneksel bir figürdür; genellikle iri yarı, kırmızı yüzlü, inatçı ve dar kafalı bir adam olarak çizilir. Dickens bu figürü "lay-figure" yani cansız bir manken gibi tanımlayarak, onun gerçek İngiliz karakterini yansıtmadığını, aksine yabancıların kafasında yanlış ve gülünç bir imaj oluşturduğunu söyler.
Eleştiri, ulusal kimliğin yüzeysel ve abartılı bir sembole indirgenmesinedir. Dickens, İngilizlerin bu tür klişeleri sahiplenerek yanlış anlaşılmalara zemin hazırladığını düşünür. Söz, aynı zamanda ulusların kendilerini temsil etme biçimleri üzerine düşünmeye davet eden bir taşlamadır.
Bugün bu söz, milletlerin klişe sembollerle anılmasının yol açtığı indirgemeciliği sorgulamak için hâlâ günceldir. Bir toplumun karmaşık yapısını tek bir mizahi figüre indirgemek, o toplumun başkaları tarafından eksik ya da hatalı anlaşılmasına neden olabilir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Yaratılmış nesneler arasında en derin ve en katıksız dehşetle baktığı iki sınıf vardı: köpekler ve çocuklar. Sevgisiz biri değildi, ama her an bir köpeğin idamını ya da bir bebeğin öldürülmesini en canlı memnuniyetle seyredebilirdi. Onların alışkanlıkları, düzen sevgisiyle çelişiyordu; düzen sevgisi ise yaşam sevgisi kadar güçlüydü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kadar yoğunlaşmış sıkıcı insan topluluğunun bütün yeryüzünde var olduğuna inanmadığımı söylerken tamamen ciddiyim. Buraya gelmeden hiç kimse bu kelimenin gerçek anlamı hakkında yeterli bir fikir edinemez.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“İngilizce yazmanın zorluğu beni son derece sıkıyor. Ah, Tanrım! Keşke hep şu güzel Fransa dilini yazabilsek!”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Paranın satın alabileceği nezaket, hiç parası olmayanlara nadiren gösterilir.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Makamının saygınlığı, onu korumak için çaba göstermemesinden asla zarar görmez.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bay Augustus Minns bekârdı; kendi deyişiyle kırk yaşlarındaydı, arkadaşlarının deyişiyle kırk sekiz yaşlarındaydı. Her zaman son derece temiz, titiz ve derli topluydu; belki biraz kendini beğenmişti ve dünyadaki en içine kapanık adamdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)