Ünlü söz
“İngilizce yazmanın zorluğu beni son derece sıkıyor. Ah, Tanrım! Keşke hep şu güzel Fransa dilini yazabilsek!”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
La difficulté d'écrire l'anglais m'est extrêmement ennuyeuse. Ah, mon Dieu! si l'on pouvait toujours écrire cette belle langue de France!
Ne anlatıyor?
Dickens'ın bu sözü, dilsel zorluklara dair samimi bir yakınmayı ve Fransızcaya duyduğu estetik hayranlığı yansıtır. Bir İngiliz yazar için kendi ana dilinde yazmanın zorluğundan şikâyet etmek ilginç bir itiraftır; bu ifade, yazma sürecinin yalnızca yabancı dilde değil, ana dilde de emek ve dikkat gerektirdiğini gösterir.
Dickens'ın Fransızcayı "güzel dil" olarak nitelemesi, dönemin İngiliz entelektüel çevrelerinde yaygın olan Fransız kültürüne ve diline duyulan saygıyla ilişkilidir. Ondokuzuncu yüzyılda Fransızca, Avrupa'nın diplomasi ve yüksek kültür dili olarak kabul görüyordu. Yazarın bu hayranlığı, aynı zamanda İngilizcenin yazım kurallarındaki tutarsızlıklarına ve ifade güçlüklerine yönelik yarı ciddi bir serzenişi de içerir.
Bu alıntı, büyük bir yazarın bile dille boğuştuğunu göstermesi bakımından öğreticidir. Dil zorluğundan yakınırken bile ifade gücünü koruyan Dickens, yazma emeğinin evrenselliğine dair küçük ama anlamlı bir pencere açar.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Dickens'ın yakın dostu ve biyografisini yazan John Forster'a gönderdiği 7 Temmuz 1850 tarihli bir mektuptan alınmıştır. Dickens, günlük yazışmalarında ve özel mektuplarında zaman zaman Fransızca ifadeler kullanmış, Fransız kültürüne ilgi duymuştur.
Kaynak
- Künye: Letter to John Foster (7 July 1850)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Birkaç bin insanın, avucunun içinde, hep birlikte kaskatı ve donmuş hâlde durması güzel bir şeydi.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“John Bull adı ve unvanıyla bilinen o gülünç ırk maketini önümüze koyarak, yabancı ulusların bizi yanlış anlamasına yardım etmeye daha ne kadar devam edeceğiz biz İngilizler?”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Omurgam boyunca gezinen buz gibi bir parmağın yavaş dokunuşuna direnerek.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“"Papa tercih edilir bir hitap biçimidir," diye gözlemledi Bayan General. "Father oldukça kabadır, canım. Üstelik Papa sözcüğü dudaklara hoş bir biçim verir. Papa, patates, piliç, kuru erik ve prizma; hepsi dudaklar için çok iyi sözcüklerdir: özellikle kuru erik ve prizma. Bir tavır oluştururken, topluluk içinde kendinize bazen — örneğin bir odaya girerken — Papa, patates, piliç, kuru erik ve prizma, kuru erik ve prizma derseniz bunun yararını görürsünüz."”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Mesleki açıdan çöküşe geçer ve bir dost olarak da şiire düşer.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Homeros, öteki bütün ozanlara maharetle yalan söyleme sanatını öğretmiştir.”
— Aristoteles (MÖ 384 – MÖ 322)