Ünlü söz
“Omurgam boyunca gezinen buz gibi bir parmağın yavaş dokunuşuna direnerek.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
Resisting the slow touch of a frozen finger tracing out my spine.
Ne anlatıyor?
Bu söz, korkunun bedende yarattığı fiziksel ürperti duygusunu son derece canlı bir imgeyle anlatır. Buz gibi bir parmağın omurga boyunca yavaşça gezinmesi, ürkütücü bir olay ya da düşünce karşısında insanın hissettiği ani ve sürükleyici ürpertiyi, neredeyse dokunulabilir bir deneyim olarak okura aktarır. "Direnerek" fiili ise kişinin bu korkuya karşı kendini bırakmamaya, metanetini korumaya çalıştığını gösterir.
Dickens, gotik ve gerilimli anlatılarında dış dünyayı ve doğaüstü izlenimleri çoğu zaman anlatıcının bedensel duyumları üzerinden verir. Bu teknik, soyut korkuyu somut bir hisse dönüştürerek okurun anlatıcıyla özdeşleşmesini kolaylaştırır. Sözün tek başına bir cümle gibi görünmesi güçlü bir imge olsa da bağlamından kopuk olduğunda anlatıcının neye direndiği belirsizdir. Yine de korkunun bedensel ifadesini özetleyen çok etkili bir betimleme olarak değerlendirilebilir.
Bugün de benzer ifadeler, korku edebiyatında ve sinemada ürpertiyi anlatmak için kullanılır. Dickens'ın bu imgesi, korkunun yalnızca zihinsel bir durum değil, aynı zamanda bedensel bir tepki olduğunu hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Dickens'ın 1866'da yayımlanan ve bir demiryolu işaret memurunun gördüğü hayaletimsi uyarıları anlattığı "The Signal-Man" adlı öyküsünde yer alır.
Kaynak
- Eser: The Signal-Man (1866)
- Künye: The Signal-Man (1866)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bay Augustus Minns bekârdı; kendi deyişiyle kırk yaşlarındaydı, arkadaşlarının deyişiyle kırk sekiz yaşlarındaydı. Her zaman son derece temiz, titiz ve derli topluydu; belki biraz kendini beğenmişti ve dünyadaki en içine kapanık adamdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Yaratılmış nesneler arasında en derin ve en katıksız dehşetle baktığı iki sınıf vardı: köpekler ve çocuklar. Sevgisiz biri değildi, ama her an bir köpeğin idamını ya da bir bebeğin öldürülmesini en canlı memnuniyetle seyredebilirdi. Onların alışkanlıkları, düzen sevgisiyle çelişiyordu; düzen sevgisi ise yaşam sevgisi kadar güçlüydü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kadar yoğunlaşmış sıkıcı insan topluluğunun bütün yeryüzünde var olduğuna inanmadığımı söylerken tamamen ciddiyim. Buraya gelmeden hiç kimse bu kelimenin gerçek anlamı hakkında yeterli bir fikir edinemez.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“İngilizce yazmanın zorluğu beni son derece sıkıyor. Ah, Tanrım! Keşke hep şu güzel Fransa dilini yazabilsek!”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Böylesine kalabalık, bu kadar çok sayıda ve bu kadar heterojen unsurdan oluşan bir toplulukta disiplin aramak neredeyse saçma görünebilirdi; ama kusursuz bir disiplin vardı, çünkü diğer nitelikleri ne olursa olsun, Crocco hiç kuşkusuz bir 'insan yöneticisi' idi. O çetede onun sözü yasaydı ve bağlılık göstermemenin cezası ölümdü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Birkaç bin insanın, avucunun içinde, hep birlikte kaskatı ve donmuş hâlde durması güzel bir şeydi.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)