Ünlü söz
“Eğer milletimiz bir dolarlık tahvil çıkarabiliyorsa, bir dolarlık banknot da çıkarabilir. Tahvili geçerli kılan unsur, banknotu da geçerli kılar. Tahvil ile banknot arasındaki fark şudur: Tahvil, para simsarlarının tahvilin iki katı miktarda bir meblağı ve ek olarak yüzde 20 daha toplamasını sağlar; oysa para, yalnızca doğrudan faydalı bir şekilde katkıda bulunanlara ödeme yapar. ... Ülkemizin 30 milyon dolar tahvil çıkarıp da 30 milyon dolar para çıkaramayacağını söylemek saçmadır. Her ikisi de ödeme vaadidir; ama bir vaat tefecileri semirtir, diğeri halka yardım eder.”
— Thomas Edison (1847 – 1931)
İngilizce aslı
If our nation can issue a dollar bond, it can issue a dollar bill. The element that makes the bond good, makes the bill good, also. The difference between the bond and the bill is the bond lets money brokers collect twice the amount of the bond and an additional 20%, whereas the currency pays nobody but those who contribute directly in some useful way. … It is absurd to say our country can issue $30 million in bonds and not $30 million in currency. Both are promises to pay, but one promise fattens the usurers and the other helps the people.
Ne anlatıyor?
Edison bu sözünde devletin borçlanma aracı olan tahviller ile doğrudan para basma arasında özünde bir fark olmadığını, ikisinin de devletin ödeme vaadine dayandığını savunur. Ona göre bir devlet tahvil çıkarabildiği gibi aynı değerde para da basabilir; çünkü her iki kâğıdın da değerini sağlayan şey, devletin itibarı ve ödeme gücüdür. Sorun, paranın nasıl ve kimin aracılığıyla dolaşıma sokulduğundadır.
Edison'a göre tahvil sistemi, aracılık yapan bankacıları ve finans çevrelerini zenginleştirir; çünkü devlet tahvilleri faiziyle geri ödemek zorundadır ve bu süreçte 'para simsarları' komisyon, aracılık ücreti ya da faiz kazancı elde eder. Buna karşılık doğrudan basılan para, üretime ve gerçek ekonomik faaliyete katılan insanlara yönelik harcamaları finanse edebilir. Sözün özünde, paranın kamusal bir araç olarak doğrudan halkın yararına kullanılabileceği, bunun da özel finans kuruluşlarının aracılığına ve kazancına gerek bırakmayacağı düşüncesi yatar.
Bu görüş, 20. yüzyılın başlarındaki parasal reform tartışmalarında sıklıkla dile getirilen 'halk için para' yaklaşımıyla uyumludur. Edison, mühendislik ve icatlar dünyasından gelen pratik bakış açısıyla parayı da bir tür toplumsal mekanizma olarak ele alır ve onun tasarımının kimin çıkarına işlediğini sorgular.
Hangi bağlamda söylendi?
1920'lerde, Edison'un para sistemi ve bankacılık üzerine görüşlerini dile getirdiği bir dönemde söylenmiştir. Bu dönemde özellikle Birinci Dünya Savaşı sonrası finansal tartışmalar yoğunlaşmış, hükümetlerin para basma yetkisi ile özel bankaların rolü geniş biçimde tartışılmıştır.
Kaynak
- Eser: 1920s
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Thomas_Edison
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ticarette ve sanayide herkes çalar. Ben de çok şey çaldım. Ama ben nasıl çalınacağını biliyorum! Onlar nasıl çalınacağını bilmiyor!”
— Thomas Edison (1847 – 1931)
“Bir kan gölü olacaksa, şimdi olsun. Yatıştırma cevap değil.”
— Ronald Reagan (1911 – 2004)
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Organize güce karşı yalnızca organize güç vardır; ne kadar üzücü bulsam da başka bir çare görmüyorum.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Masaldaki adamın dokunduğu her şey nasıl altına dönüşüyorsa, bende de her şey gazete gürültüsüne dönüşüyor.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Bir koyun sürüsünün kusursuz bir üyesi olabilmek için her şeyden önce bir koyun olmak gerekir.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)