Ünlü söz
“Ama bir piskopos hakkındaki çekişmelerinizin bir an önce sona ermesini görmek istiyorum. ... Her taraf diğerine sövüp sayıyor; dinsiz ve imansız her iki tarafa da inanıyor ve kavgadan keyif alıyor; genel olarak dinin itibarı zarar görüyor ve dinin düşmanları, ilk çağlarda söylendiği gibi, 'Şu Hıristiyanların birbirini nasıl sevdiğine bakın' demek yerine, 'Şu Hıristiyanların birbirini nasıl yediğine dikkat edin!' demeye hazır. Gerçekten de, dindar insanlar din hakkında ya da aç insanlar yiyecekleri hakkında kavga ettiğinde, sanki ellerinde ikisinden de pek bir şey yokmuş gibi görünür.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
İngilizce aslı
But your Squabbles about a Bishop I wish to see speedily ended. ... Each Party abuses the other, the Profane and the Infidel believe both sides, and enjoy the Fray; the Reputation of Religion in general suffers, and its enemies are ready to say, not what was said in the primitive Times, Behold how these Christians love one another, but, Mark how these Christians one another! Indeed when religious People quarrel about Religion, or hungry People about their Victuals, it looks as if they had not much of either among them.
Ne anlatıyor?
Franklin bu sözde, din adamları ve cemaatler arasındaki iç çekişmelerin dine verdiği zararı sert ama esprili bir dille eleştirir. Ona göre, bir inanç grubunun kendi içinde kavgaya tutuşması, dışarıdan bakanlar için o inancın kendisini değersizleştirir. İnançsızlar bu kavgaları seyrederken, taraflardan birinin haklı olduğuna değil, hepsinin tutarsız olduğuna hükmeder. En ağır darbe ise dinin genel itibarına iner: İlk Hıristiyanların birbirine duyduğu sevgi, dışarıdakileri etkileyen bir kanıttı; oysa şimdi dışarıdan görünen tablo, karşılıklı yıpratmadır.
Sözün sonundaki benzetme özellikle etkilidir: Aç insanların yiyecek hakkında kavga etmesi, ortada yiyecek olmadığı izlenimi verir; aynı şekilde dindar insanların din hakkında kavga etmesi, onlarda gerçek bir dinsel içerik bulunmadığı hissi uyandırır. Franklin, burada doktrinsel ayrıntılar üzerine bitmeyen tartışmalar yerine, dinin ahlaki ve toplumsal işlevine odaklanılması gerektiğini ima eder. Kendisi de farklı inançlara karşı hoşgörülü, pratik ahlaka önem veren bir tutum sergilemiştir. Bu söz, günümüzde dinsel ya da ideolojik gruplar içi çatışmaların kamuoyundaki algıyı nasıl zedelediğini anlamak için hâlâ geçerli bir gözlemdir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Franklin'in 23 Şubat 1769'da kız kardeşi Jane Mecom'a yazdığı mektuptan alınmıştır. Mektupta, New England'daki bazı dinsel gruplar arasında piskoposluk meselesi yüzünden çıkan tartışmalara değinmektedir. Franklin, aile üyeleriyle yazışmalarında dinsel konulara kişisel ve eleştirel bir üslupla yaklaşır; burada da kilise içi kavgaların halk önünde dine verdiği zararı vurgular.
Kaynak
- Eser: Epistles
- Künye: Letter to Jane Mecom, 23 February 1769
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Benjamin_Franklin
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İki Başlı ve tek Gövdeli Yılanın ünlü siyasi Fablı, içinde yararlı bir ders barındırmıyor mu? Yılan, bir dereye su içmeye gidiyordu ve yolu bir çitin içinden geçiyordu; bir dal, onun doğrudan yolunu engelledi. Başlardan biri dalın sağından gitmeyi seçti, diğeri solundan; böylece tartışmayla zaman geçti ve karar verilmeden önce zavallı yılan susuzluktan öldü.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“İmanla görmenin yolu, aklın gözünü kapamaktır: Mumunuzu söndürdüğünüzde sabahın gün ışığı daha net görünür.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“İnsanlık aynı Yüce varlık tarafından yaratılmıştır, hepsi aynı şekilde O'nun ilgisinin nesneleridir ve eşit olarak mutluluğun tadını çıkarmak için tasarlanmıştır; Hıristiyan dini buna inanmamızı öğretir ve Amerika'nın siyasi inancı bu görüşle tamamen örtüşür.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“Vali Thomas bu sobanın yapısından, anlatıldığı şekilde o kadar memnun kaldı ki, onları bir süre boyunca tek başıma satmam için bana bir patent vermeyi teklif etti; ancak bu tür durumlarda beni her zaman etkilemiş bir ilkeden ötürü reddettim: Başkalarının icatlarından büyük yararlar sağladığımıza göre, kendi icatlarımızla da başkalarına hizmet etme fırsatından memnuniyet duymalıyız ve bunu özgürce ve cömertçe yapmalıyız.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“Kana'daki düğünde suyun şaraba dönüştürülmesini bir mucize olarak duyarız. Oysa bu dönüşüm, Tanrı'nın iyiliğiyle, her gün gözlerimizin önünde gerçekleşir. Gökten bağlarımızın üzerine yağan yağmura bakın; asmaların köklerine girer ve şaraba dönüşür; Tanrı'nın bizi sevdiğinin ve bizi mutlu görmekten hoşlandığının sürekli bir kanıtıdır. Söz konusu mucize, yalnızca o anki zorunlu koşullar gerektirdiği için bu süreci hızlandırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“Bir Yüce, en mükemmel varlığın olduğuna inanıyorum. ... O'nun, yarattıklarının mutluluğundan hoşnut olduğuna ve sevindiğine inanıyorum; ve erdem olmadan insan bu dünyada mutluluğa erişemeyeceği için, O'nun beni erdemli görmekten sevinç duyduğuna kesin olarak inanıyorum.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)